Basketbol ve NBA
emotionalman
Bu kullanıcı herhangi bir kişisel bilgi paylaşmamış
AnaSayfa: http://www.3sayi.com
Jabber/Gtalk: habernba@gmail.com
emotionalman tarafından yayınlananlar
Krallar Artık Soytarı Olmaktan Bıktı
25 Ara
Batı yakasının güzel şehri Sacramento .Spora yakın bir şehir.Ama tabi Amerika’dayız.NBA yine birinci planda bu şehirde..Hele ki 2000’li yılların başındaki o efsane takımdan sonra iyice NBA ateşi,duygusu ve heycanı yanıp tutuştu bu Sacramento şehri.Nitekim bu yazıya başlamadan önce biraz o yılları hatırlamalı,anılarımızı tazelemeliyiz.
Bir Sacramento takımı varki öyle böyle değil hani.Guard’ından tutunda pivotuna kadar kusursuz desek pek abartmış olmalıyız.Kariyerinin en iyi dönemi yaşadı o kadrodaki oyuncular.Mike Bibby’sinden tutunda,Peja’sına kadar..Chris Webber ,Divac ve …diğerleri.NBA kasıp kavuran takım ilerde daha da artacak olan Spurs ve Lakers’ın o kimine göre can sıkıcı kimine göre sert kimine göre de gereksiz rekabetini başlatmamak için araya girmeye çalışmakta.Pek çok takım denedi bunu,Sacramento’dan sonrada deniyenler oldu ama başaramadılar.Kimileri daha yolun başında ruhunu teslim etti,kimileri ise son anda bu işi tam başardım derken hayal kırıklığına uğradı.Ama bu kez böyle olmamalıydı,Kings bunu istemiyordu.Dolayısıyla tüm sezonu bu havada geçirdiler.Lakers git gide nefretle Kings’i izlerken ,Kings batının abilerini ağzı açık bırakmanın tatlı keyfini yaşıyordu.İşte,Sacramento’nun artık Lakers ve benzeri büyüklerin hanedanlığına son vermesi için tam zamanıydı.Playoff zamanı.Kings beklendiği gibi ilk 2 turu rahatça geçti.Sırada Batı Konferansı finalleri vardı.İşte rakipte Lakers.Lakers egemenliğini bitirmek isteyen pek çok takım yani daha doğrusu bunu isteyipte kılpayı kaçıran takımların çoğu son anda kaybetmişlerdi.İşin ilginç tarafıda kaybettikleri hep o artık görmek istemedikleri takımdı….Los Angeles Lakers.
İşte finaller başladı.Başlamaz olaydı.Diğerlerinin başına gelen Kings’inde başına geldi..En iyi kulüp zamanında diğer takımlara olan,onlarada oldu.Lakers,Kings’i tarihin karanlık sayfalarına itti.Büyük bir acı.Kolay atlatılmaz.Bu laflar kesinlikle Kings için söylenebilirdi.Kobe ile Shaq’a ezilmekten tutunda,Robert Horry’den son saniye basketi yemek.Ne lanet olay varsa başlarına geldi.Finallere çıktıklarına binbir kere pişman oldular.

Bir daha da toparlan toparlanabilirsen.Kimse toparlanmalarını beklemiyordu.Beklenen de oldu.Hani Amerikan’larda kalıplaşmış bi söz vardır.O korkunç finalden sonra işte o kalıplaşmış söz dudaklarda dillerde gep söylendi.’’The begining of the end of Sacramento’’.Nitekim yavaş yavaş,yaprak dökümü başladı.Takımın gülleri,hayatı herşeyi soldu.Bibby,Divac,Peja,Webber ve diğerleri birbir kayboldular.Hemde bir anda oldu.Bir anda Sacramento tahtan indi ve hiç kimsenin umursamadığı soytarı rolüne büründü.Bu kadar kolaymıydı yani?Bunca emekten sonra unutulmak hiç yürek yakmazmıydı?Kolaydı evet içini de yakıyodu.Ama kaçış yoktu.Eski Arco Arena ateşi artık yanmıyordu.

Günümüze kadar uzun bir yıl süreci var.En az 6 yıl.Sacramento ne yaptı peki dersiniz?Hani normal bir basketbolsever şu soruyu sorabilir;
‘’Sacramento bu şaşalı yıldan sonra hemen zirvede kalmaktan vazgeçmedi değil mi?Savaşmaya devam ettiler??’’
Sorunun cevabı 6 yıl boyunca hayır oldu.Ne bir hareketlenme ne bir basketbol.Takım sıfır.Sıfırdan başka anlatacak tanım bulamadım.Ama nasıl anlatabilriim ki?Hiç bir şey yapmazmı bir takım ya?Hele böyle güzel günlerden sonra.Hiç mi özlemediniz o günleri diye sorarım ben adama…
Bunu tek düşünmeyen Sacramento Basketbol Kulübü oldu.Düşünmeden plansız hareket ettiler ve batının dibiyle kendi adları özleşti.Geçen sene bir laf duydum ki içimi parçaladı.
Kaan Kural’ı hepimiz biliriz.Murat Kosova ile birlikte NBA için güvenebileceğim nadir insanlardan biridir.İşte kanal yayınlıyor bu hafta izleteceği maçları.Sıra sıra geçti,Dallas Mavericks-Sacramento Kings maçına geldi.Birden işte o muhabbet başladı.Kaan Kural şöyle dedi;’’Şimdi 2002-2003 yılları olacaktı bu maçı düşünsene Murat,hemde Arco Arena’da.Bu Dallas-Kings rekabeti müthiştir.Ama şuanda çok zevksiz bir maç izliycez.Eskisi gibi olsa bu maçı izleyin derdim’’
Burada Kaan Kural’a kızmadım tabi,aksine çok doğru söyledi.Ama insan şöyle bir düşününce de iç geçirmeden edemiyor.Keşke olsaydı da izleseydik!Arco Arena ölü durumdaydı.13 bin küsür seyirciyle en az seyirci saysını elinde burunduruyordu bu salon.Eskiden olsa,gördüğümüz futbol maçlarındaki gibi her yer dolardı.Ama artık o günlerde eskide kalmıştı.Geçen sene Sacramento’nun 6 yılının özeti olan bir durumu vardı ki içler acısı.

Bir takım NBA tarihinde diğer konferanstan takımlarla kendisi hariç 29 kez maç yapar bir sezonda.Şuana kadar NBA tarihinde de hiçbir takım diğer konferanstan bir takıma 29 maçı da kaybetmemiştir.Sacramento bunu az daha başarıyordu.Son 2 maça gelince NBA’de bir panik oluştu.Sacramento’nun doğu konferansından iki rakibi vardı.İkisinide kaybederse,utanç verici o damgayı kafalarına yiyeceklerdi.Allah’tan Knicks yardımlarına koştu ve Sacramento’yu bu durumdan kurtardı.Son maçında Philadelphia’ya yenilselerde en azından 1-28 ile yırttılar.Ama buna sevinmelilermydi?Şakamı bu?Buna cidden sevindiler mi?Merak ediyorum.Ciddi bir şekilde düşünürsek,siz sadece 1 galibiyet almışsınız.Bu sizin tembelliğinizi gösterir.Bu sizin basketbola olan inancınızı tamamiyle kaybettiğinizi gösterir.Bu sizin…neyse devam etmiyeceğim yoksa bu yazı bitmeyecek!!Kings bu 1 galibiyet dışında koca sezonda 16 galibiyet alabildi.Bunuda başarı olarak sayabiliriz.En azından ilerde 2009 Draftı’nda başlarına koncak talih kuşuna kavuşmak için olumlu bir sonuçtu.
2009 Draftında başlardan hak kazandı adam seçmeye Kings.Başta basketbol dünyası seçilecek adama acıyordu.’’Kings’te kariyerini eritecek çocuk!’’.Seçtikleri adam Tyreke Evans’tı.Parlak bir çocuk.En azından bir ruh getirsin diye onu geliştirmek için Yaz Ligine yolladılar.Yaz Ligindede bu adam kendini geliştirdi.Bir NBA oyuncusu olmak için gerekli şeyleri ufak ufak öğrendi.
| Click this bar to view the full image. |

NBA zamanı geldi çattı.2009-10 sezonu başlıyordu.Umutsuz Kings’in tek umudu Tyreke Evans’tı.O da sezona pek parlak bir başlangıç yapamadı.Basketbol dünyasının beklediği,Kings’in ise beklemediği şey oldu.Kötü bir çaylak başlangıcı.Sonra takımın en iyi şutörü diyebileceğimiz adam Kevin Martin şanssız bir sakatlık geçirip takımdan uzak kaldı.İşte bu bir devrim oldu.
Martin’in gitmesiyle aşka gelen Evans bir oynamaya başladı.Bir oynamaya başladı.İnanılmaz kelimesinin altını çizerek söylüyorum.İnanılmaz bir performans.O böyle oynarken Kings hala kaybediyordu ama en azından umut veriyordu.Klasik tabirleGünler bir bir geçerken Evans harika performansına devam ediyordu.Canı sıkılmış olacakki,Garcia ve Thompson’da Evans’a katılalım dediler.Bir katıldılar baktık Kings kazandı.Bu Kings’in hoşuna gitti.
Kings için hep derim ‘’Bir şeyi bi kere yaptılar mı,hep yaparlar’’
Yani yaptılarda.İçerde öyle maçlar kazandılar ki geçen seneki Kings bu muydu dedik?Tyreke Evans,Francesco Garcia,Thompson’ın başını çektiği kadro tüm NBA’e ;
‘’Biz kralız,soytarılıktan bıktık’’mesajını veriyordu…
Şu anda takım bu yazıyı yazarken,yıllar sonra playoff için adını geçirmekte.Umutlu olarak,bu mevkiden birkaç adım daha çıkıp geleceği sağlamlaştırmak adına 8.sıradan playoff yapabilir.Lakers gelsin,Phoenix gelsin..4-0 elensin Kings.Sorun değil,bu takım bu sene kuruldu.Tecrübe kazanmaları önemli.Birşeyler öğrenebilirlerse ne mutlu olanlara.Şimdi Martin’de döndü ve buna rağmen Kings kazanıyor.Umarım ki bu devam eder ve tekrar o Arco Arena ateşini görebiliriz.Bu yıl olmasa da seneye belki 2011 ama yeterki bir daha o heycanı yaşayalım..

…
Kaan Özkan
Doğu’nun Favorileri ve BİZİMKİLER
15 Ara
Boston: Temel kadrosunu koruduğu için söylenecek çok şey yok. Savunmaya dayalı oyun stilleri onları yine yukarıda tutuyor. Pierce ve Ray Allen’da yaşa bağlı bir düşüş var. Fakat bu ismlerin formasının bile maç kazandıracağı bir gerçek. Bana göre Garnett ve kendini devamlı yükselten Rondo savunmanın temel direkleri.Takıma yeni katılan R.Wallace’n yaptığı katkı da göz ardı edilmez. Play off’larda yaşlı dediğim Allen, Pierce, Garnett 3 lüsünün performansı yine rotalarını çizecek..
Cleveland: Bu sene takım kimyasının değişeceğini düşünüyordum.Shaq gibi bir yıldız gelmişti.Ayrıca Parker ve Powe da takıma katılmıştı.Maalesef sonuç yine aynı..Takım sıkışınca pass to LeBrON,LeBrON to basket…Bir kaç maç bunun aksi olsa da mesaj maçlarında durum aynı.Bir de Cleveland bu sene zayıf takımlara yenilme hastalığına yakalandı (bknz. Charlotte,Memphis vs.)Bunun sebebi tamamiyle konsantrasyon eksikliği.Herşeye rağmen kaliteli ve geniş kadrosuyla bu sene Boston’la bir doğu finali oynayacaklarını düşünüyorum..
Orlando: Hedo’ ya elveda diyen Otis Smith yaptığı takaslarla bu olayı çabuk unutturdu.Barnes,Bass,Carter ve Ryan Anderson gibi çok önemli isimler alındı ve Lewis’in 9 maçlık cezasına rağmen geçen sezondan daha iyi bir başlangıç yaptılar.Nelson’ın sakatlığı moralleri bozsa da J.Williams onu idare ediyor.Patlayıcı 3 lük sistemleri bazı maçlarda ortaya çıkıor.Yakında Howard da 3 lüğe başlarsa şaşırmayın:)Carter’a gelirsek eski Carter olamayacağı kesin ama bu takımın zaten 1 numaralı silahı Howard.Onun da yapacağı Lewis gibi tamamlayıcı rol üstlenmek.Doğu’da Boston ve Cleveland ‘la birlikte en büyük şampiyonluk adayı.(son olarak Otis Smith 2 sene sonra C.Lee yi hüzünlü gözlerle izleyeceği için ondan bahsetmedim ve zamana bıraktım:9
Miami: Alın bir Cleveland daha..:)Tek farkları savunma zaafları ve dar rotasyonları.Sistem aynı Wade’e ver Wade atsın.Bir türlü gelişemeyen Beasley,son demlerindeki Jermain ve skor için alınıp ortalama 3-5 sayı atan Q.Rich le bu iş olmaz.Sürpriz yumurta gibi çıkan Chalmers ise takımın gelişememe sürecine uymuş durumda.Neticede bu takımın görebileceği yer doğu yarı finali olur.
Atlanta: Bu aralar formları düşse de bence doğunun Boston’la birlikte en komple takımı.Woodson doğru basketbolu oynatmaya devam ediyor. Takımı iyice sahiplenen Joe Johnson ve şut sevdasından vazgeçen Josh Smith takımın en önemli parçaları.Horford,M.Williams ve Bibby görevlerini yapıyor. Kenardan gelen Crawford ise aranan bench skoreri olduğunu gösterdi.Bu performanslarıyla onlardan play off lar için umutluyum.Ama karşılarına oyunlarına ters düşen bir Cleveland gelirse sonları hüsran olur..
Toronto: Kadrosuna Hedo’yu katarak taraftarını heyecanlandıran Toronto benim en büyük hayal kırıklığım.Savunma yapmayı bilmiyorlar.Savunma sertliği bakımından Golden State’le birlikte nba’in en yumuşak takımı.Takıma muhakkak sert savunma oyuncuları takviye etmeliler.Diğer bir sorun ise takımdaki genel düşüş.Bargnani ve Bosh hariç hepsi formsuz.Calderon geçen yılı mumla aratıyor.Hedo ise zaman geçtikçe biraz daha form tutacaktır.De Rozan da bu kadar ısrar edilmesini de anlamsız buluyorum.Orta seviyedeki çaylak oyuncuların takıma yavaş yavaş monte edilmesi gerektiğini birinin Triano’ya hatırlatması gerekir.Jaret Jack için de kendi çapında dans ediyor terimi sanırım yeterli.Neticede Toronto’da bu aralar bir kıpırdanma olsa da bu kadro yapısıyla ancak play off lara kalabilirler..
Milwaukee: Sezona iyi başlayıp orta halli devam eden Bucks için sanırım senenin sürprizi Jennings olmuştur.Geçen yıl Dinamo’da vasat bile olamayan Jennings, Redd’in sakatlığında muhteşem maçlar çıkardı ve 55 sayılık bir de çaylak rekoru kırdı.:) Bu seneki çaylaklardaki cesaret onda da fazlasıyla var.Ersan için de 2.Milvaukee macerası harika..Takımın açık ara en faydalı oynayan oyuncusu(H.Warrick i de unutmayalım)Sezon başı 4 numara için kısa ve cılız olduğu düşünülse de azmiyle ve hırsıyla bunların üstesinden geldi.Özellikle Dallas maçında harika bir oyun çıkardı.Redd’in sakatlık yüzünden çok katkı veremediği Milwaukee’yi Jennings,Ersan,Bogut ve Warrick play offlara taşıyacaktır.Ama ilerisi..?????
Akif Karabulut
3SAYI 3. Yıl Özel Sayısı Çıktı
5 Ara
3SAYI Online Basketbol Dergisinin 3. yıl özel sayısı çıktı.
25 konudan oluşan dergi tam olarak 270 sayfa.
Online okumak için tıklayınız: http://www.3sayi.com
Avrupa Şampiyonu Galatasaray
10 Nis
Bayanlar FIBA Eurocup finali rövanşında Galatasaray, Ayhan Şahenk Spor Salonu’nda konuk ettiği Cras Basket Taranto karşısında normal süreyi 69-57 önde bitirdiği karşılaşmayı uzatma sonunda 82-61 kazanarak şampiyonluğa ulaştı.
İtalya’da rakibine 12 sayı (67-55) fark ile mağlup olan Galatasaray, Cras Taranto Basket karşısında normal süreyi 12 sayı fark ile 69-57 önde tamamladı. Uzatma periyodunda muhteşem bir performans ortaya koyan Galatasaray, İtalyan rakibi karşısında 13-4’lük üstünlük kurarak mücadeleden 82-61 galip ayrılarak Bayanlar FIBA Eurocup şampiyonluğuna ulaştı.
Bir ilki gerçekleştiren Galatasaray, şampiyonluk kupasını Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu ve Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel’in elinden aldı.
Galatasaray ile Cras Basket Taranto arasında oynanan bu önemli mücadeleyi Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu, Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel, TBF Asbaşkanı İmran Işıldar, TBF Bayan Basketbolundan Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Julide Sonat, TBF Genel Sekreteri Ali Özsoy, TBF FIBA Dış İlişkiler Sorumlusu Emir Turam, Galatasaray Başkanı Adnan Polat, Galatasaray Yönetim Kurulu Üyeleri, Galatasaray Futbol Takımı Teknik Direktörü Bülent Korkmaz, antrenör Cevat Güler, futbolcular Arda Turan, Ümit Karan, Sabri Sarıoğlu, Emre Aşık, Volkan Yaman ve Orkun Uşak da izlediler.
Maça Megan Marie Mahoney’in üçlüğü ile başlayan Cras Taranto Basket ilk dakikayı 0-3 önde geçti. İlk basketini Sophia Young ile boyalı alandan bulan Galatasaray, ikinci dakika geçilirken skoru 2-3’e getirdi. İyi savunma yapan temsilcimiz karşısında sayı üretemeyen İtalyan ekip, Işıl Alben’in üçlüğüne engel olamadı. 3.dakikayı Sarı Kırmızılılar 5-3 önde geçti. Megan Marie Mahoney ile konuk ekip eşitliği yakalasa da, Sophia Young ile basket bulan Galatasaray üstünlüğü elden bırakmadı (7-5). Sophia Young ile etkili olmaya devam eden Galatasaray skoru 9-5’e taşıdı. İtalyan ekibin aldığı mola sonrasında da iyi savunmasını sürdüren Sarı Kırmızılılar, Esra Şencebe ile top çalarken turnikeden sayılar üretti ve farkı 6 sayıya çıkardı (11-5). Seimone Augustus – Sophia Young ikilisi ile sayılar bulmaya devam eden Galatasaray 6.dakikaya 13-7’lik skorla girdi. Seimone Augustus’un basket faulden kazandırdığı sayılarla ev sahibi ekip 8. dakikayı 18-9’luk skorla geçti. Top kayıpları yapan Cras Basket Taranto’nun farkı eritmesine izin vermeyen temsilcimiz, Marina Kress ile serbest atış çizgisinde 2’de 2 isabet bularak frakı 11’e çıkardı. Son dakikada Godin ile bulduğu baskete Tuğba Palazoğlu’nun son saniyede bulduğu üçlük ile karşılık veren Galatasaray ilk periyodu da 12 sayılık fark ile 23-11 önde kapattı.
İlk periyotta Galatasaray’da Sophia Young 8 sayı ile dikkat çekerken, Seimone Augustus 5 sayı- 2 ribaund- 4 asist, Işıl Alben ve Tuğba Palazoğlu ise 3’er sayı ile mücadele ettiler. Cras Taranto Basket cephesinde ise Megan Marie Mahoney 5 sayı ile takımının en skoreri oldu.
İkinci periyoda Sophia Young’un serbest atış çizgisinden ürettiği sayılarla başlayan Galatasaray skoru 25-11’e getirdi. Bello’yu Tuğba Palazoğlu’nun baskılı savunması ile top kaybına zorlayan Galatasaray, Seimone Augustus’un basketi ile etkili oldu (27-12). Michelle Greco ve Audrey Sauret-Gillespie ile sayılar bulan Cras Taranto Basket 13. dakika geçilirken farkı 11’e indirdi. Ancak farkın daha fazla erimesine izin vermeyen Galatasaray, Seimone Augustus ile üst üste basketler bularak ilk yarının son 5 dakikasına 31-16’lık skorla girdi. Suzy Batkovic’in turnikesine, Işıl Alben ile karşılık veren Sarı Kırmızılılar, ilk yarının son 3 dakikasına da 33-20 üstün girdi. Ancak son dakikalarda ritm yakalayan konuk ekip, Megan Marine Mahoney – Suzy Batkovic ikilisi ile etkili oldu ve fark 9 sayıya indi. Son dakikada Sophia Young ile basket bulan Galatasaray soyunma odasına da 11 sayılık fark ile 39-28 önde girdi.
GALATASARAY (39): Tuğba Palazoğlu 3 (2 ribaund), Şaziye Karslı, Işıl Alben 7 (1 ribaund), Yasemin Horasan (1 ribaund), Marina Kress 2 (5 ribaund- 1 asist), Seimone Augustus 11 (2 ribaund- 4 asist), Sophia Young 12, Esra Şencebe 4 (2 ribaund- 1 asist).
CRAS TARANTO BASKET (28): Megan Marie Mahoney 8 (1 ribaund), Michelle Greco 2 (1 asist), Monica Bello, Anna Zimerle (2 ribaund), Audrey Sauret-Gillespie 4 (5 asist), Ilisaine David 1 (2 ribaund), Elodie Godin 4 (1 ribaund- 1 asist), Suzy Batkovic 9.
1.PERİYOT: 23-11
2.PERİYOT: 16-17
İkinci yarıya Elodie Godin’nin basketi ile başlayan Cras Taranto Basket, Sophia Young’un basketine tekrar Godin ile karşılık vererek farkı 9’a indirdi (41-32). Seimone Augustus’un basketi ile Galatasaray farkı çift haneli sayılara çıkarsa da, İtalyan basketler bulmaya devam etti. Megan Marie Mahoney ile sayılar bulan konuk ekip skoru da 43-35’e getirdi. Seimone Augustus’un üçlüğü ile farkın daha fazla kapanmasına izin vermeyen Sarı Kırmızılılar, Marina Kress’in de devreye girmesiyle skoru 49-37’ye taşıdı. Galatasaray karşısında etkili oyununu sürdüren Cras Taranto Basket, Suzy Batkovic, Anna Zimerle ve Megan Mahoney ile üst üste basketler bularak 27. dakikaya 49-44’lük skorla girdi. Sophia Young’in boyalı alanda bulduğu baskete, Megan Mahoney’in üçlüğü ile karşılık veren İtalyan ekip farkı da 4 sayıya indirdi. Galatasaray 28. dakikaya 51-47 önde girdi. Tuğba Palazoğlu ile serbest atış çizgisinde kullandığı atışları değerlendiremeyen temsilcimiz, Suzy Batkovic’i durduramayınca fark da 2 sayıya indi (51-49). Seimone Augustus ile serbest atış çizgisinden 2’de 2 isabet ile oynayan Sarı Kırmızılılar, çeyreğin son 50 saniyesine 53-49’luk skorla girdi. Son dakikada Sophia Young ile basket bulan Galatasaray son 10 dakikaya 55-49 önde girdi.
Final periyoduna hızlı başlayan Galatasaray, baskılı savunması ile dikkat çekerken rakibine nefes aldırmadı. Sophia Young ile serbest atış çizgisinden sayılar bulan Galatasaray, 32. dakikaya 57-49’luk skorla geçti. Son çeyreğin ilk 2 dakikasında skor üretemeyen Cras Taranto Basket ilk basketini Sauret-Gillespie ile buldu. İtalyan ekibin ilk basketine Tuğba Palazoğlu’nun üçlüğü ile karşılık veren temsilcimiz, 33. dakikaya da 60-51’lik üstünlükle girdi. Megan Mahoney’in serbest atış çizgisinden sayılar bulan İtalyan ekip skoru farkı 7’ye indirdi. Ancak maçı bırakmayan, savunmada Seimone Augustus ile blok yapan Galatasaray, Sophia Young ile de basket buldu. İyi savunmasını Marina Kress’in üçlüğü ile süsleyen temsilcimiz, normal sürenin son 3 dakikasına girilirken farkı 12 sayıya çıkardı (65-53). Seimone Augustus’un asistini Sophia Young ile baskete çeviren Galatasaray son 2 dakikaya da 67-53 önde girdi. Galatasaray’ın iyi savunması karşısında 5 dakika boyunca sayı üretemeyen Cras Basket Taranto, Godin’in turnikesi ile son 1.11 dakikaya 67-55 geride girdi. Antrenör Okan Çevik’in molasının ardından Seimone Augustus ile top kaybı yapan Sarı Kırmızılılar, son dakikaya 12 sayılık avantaj ile girdi. Son dakikada Elodie Godin ile basket bulan Cras Taranto Basket bitime 37 saniye kala farkı 10 sayıya indirdi (67-57). Greco’nun faulü sonrasında Marina Kress ile serbest atış çizgisinde 2’de 2 isabet ile oynayan Galatasaray son 30 saniyeye 69-57 önde girdi. Galatasaray bitime 20 saniye kala Seimone Augustus ile İtalyan ekibi top kaybına zorladı. Son hücumda Galatasaray, Seimone Augustus ve Sophia Young ile kullandığı hücumları değerlendiremedi ve normal süre temsilcimizin 69-57 üstünlüğü ile bitti. İtalya’daki ilk maçta da rakibine 12 sayı fark ile mağlup olan Galatasaray 5 dakikalık uzatma periyodunu oynadı.
Uzatma periyoduna Marina Kress’in basketi ile başlayan Galatasaray, Ilisaine David’in sayılarına engel olamadı. Seimone Augustus’un sayıları ile tekrar öne geçen temsilcimiz, Sophia Young’un üçlüğü ile uzatma periyodunun son 3.20 dakikasına 17 sayılık fark ile önde girdi. Cras Basket Taranto aldığı mola sonrasında kullandığı hücumları değerlendiremedi. Işıl Alben ile serbest atış çizgisinde 2’de 2 isabet ile oynayan Sarı Kırmızılılar serisini 7-0’a çıkararak uzatma periyodunun son 2 dakikasına 78-59’luk skorla girdi. Bu seriyi Megan Mahoney’in serbest atış çizgisinden bulduğu sayılarla son veren İtalyan ekip karşısında temsilcimiz uzatma periyodunun son dakikasına 78-61’lik skorla girdi. Bitime 44 saniye kala konuk ekip Seimone Augustus’a taktik faul yaptı. Augustus ile serbest atış çizgisinden 2’de 1 isabet ile oynayan Galatasaray, rakibine yine sayı şansı vermedi. Işıl Alben ile serbest atış çizgisinde 2’de 1 isabet ile oynayan temsilcimiz farkı korudu. Kullandığı hücumda isabet bulamayan Cras Taranto Basket karşısında Seimone Augustus ile serbest atış çizgisinden sayılar üretmeye devam eden Galatasaray mücadeleden de 82-61 galip ayrılarak Bayanlar FIBA Eurocup’da şampiyonluğa ulaştı.
SALON: Ayhan Şahenk Spor Salonu
HAKEMLER: Jovovic Alfred (Hırvatistan), Jasmina Tatic (Sırbistan)
GALATASARAY (82): Tuğba Palazoğlu 6 (4 ribaund), Şaziye Karslı (1 asist), Işıl Alben 10 (4 ribaund- 3 asist), Yasemin Horasan (3 ribaund), Marina Kress 12 (8 ribaund- 2 asist), Seimone Augustus 23 (6 ribaund- 7 asist), Sophia Young 27 (9 ribaund), Esra Şencebe 4 (3 ribaund- 3 asist)
CRAS TARANTO BASKET (61): Megan Marie Mahoney 20 (4 ribaund- 1 asist), Michelle Greco 2 (2 asist), Monica Bello (1 asist), Anna Zimerle 3 (3 ribaund- 3 asist), Audrey Sauret-Gillespie 6 (3 ribaund- 5 asist), Ilisaine David 5 (3 ribaund), Elodie Godin 14 (4 ribaund- 3 asist), Suzy Batkovic 11 (1 ribaund)
1.PERİYOT: 23-11
2.PERİYOT: 16-17
3.PERİYOT: 16-21
4.PERİYOT: 14-8
UZATMA: 13-4
Dişi Aslan İyi Başladı, Kötü Bitirdi
3 Nis
Bayanlar FIBA Eurocup finali ilk maçında Galatasaray, İtalya’da karşılaştığı Cras Basket Taranto’ya 67-55 mağlup oldu.
Final periyoduna kadar çok iyi mücadele eden Galatasaray ilk yarıyı 8 sayı önde tamamladı (29-37). Üçüncü çeyrekte de skor üstünlüğünü koruyan Sarı Kırmızılılar son 10 dakikaya da 42-46 önde girdi. Final periyodunda top kayıpları yapan temsilcimiz rakibinin kurduğu 25-9’luk üstünlükle sahadan yenilgiyle ayrıldı.
Galatasaray ile Cras Taranto Basket arasında oynanacak Bayanlar FIBA Eurocup finali rövanş maçı 9 Nisan’da İstanbul’da oynanacak. Sarı Kırmızılılar rakibini 13 sayı ile mağlup etmesi durumunda mutlu sona ulaşacak taraf olacak.
Cras Basket Taranto ile Galatasaray arasında oynanan bu önemli mücadeleyi Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı Turgay Demirel de izledi.
Maçın ilk dakikalarında her iki takım da kontrollü oyunu tercih etti. Her iki takımın da düşük şut isabeti ile oynadığı mücadelenin 5. dakikası 6-6 eşitlikle geçildi. Megan Mahoney’in sayıları ile etkili olan İtalyan ekip skoru 6.dakikada 7-5’e taşıdı. Marina Kress ile serbest atış çizgisinde 2’de 2 isabet ile oynayan Galatasaray, Işıl Alben ile top çalarken Seimone Augustus’un basketiyle 9-7 öne geçen taraf oldu. Mahoney ile tekrar eşitliği yakalayan Cras Basket Taranto karşısında Marina Kress ile sayılar bulan temsilcimiz skor üstünlüğünü korudu. Suzy Batkovic’in basketleri ile etkili olan Cras Basket Taranto 9. dakikaya 14-13 önde girdi. Seimone Augustus ve Sophia Young ile sayılar bulan Sarı Kırmızılılar, Ilisaine David’in son saniyedeki basketine engel olamadı. Mücadelenin ilk periyodu 16-16 eşitlikle tamamlandı.
İkinci çeyreğin ilk 2 dakikasında her iki takım da sayı üretemedi. Periyoda Monica Bello’nun üçlüğü ile başlayan İtalyan ekip 13.dakikaya 19-16’lık skorla girdi. Periyodun ilk 3.5 dakikasında sayı üretemeyen Galatasaray, ilk basketini Seimone Augustus ile buldu. Ardından Yasemin Horasan ile basket bulan temsilcimiz öne geçen taraf oldu (19-20). Aldığı mola sonrasında Megan Mahoney ile üçlük bulan Cras Taranto Basket, aynı oyuncu ile bir kez daha basket bularak 16. dakikada skoru 24-20’ye getirdi. Ancak oyundan kopmayan ve farkın açılmasına izin vermeyen temsilcimiz, Işıl Alben ve Marina Kress ile üçlükler bularak ilk yarının son 2 dakikasına 26-26 eşitlikle girdi. Etkili oyununu sürdüren Galatasaray, Sophia Young’un serbest atış çizgisinden ürettiği sayılarla 26-28 öne geçti. Ilisiane David ile eşitliği sağlayan ev sahibi ekip karşısında Tuğba Palazoğlu ve Seimone Augustus ile basketler bulan Galatasaray, ilk yarının son dakikasına 5 sayılık avantaj ile girdi (28-33). Rakibi karşısında çok iyi mücadele eden Sarı Kırmızılılar, Seimone Augustus ve Esra Şencebe ile basketler bularak ilk yarıyı 29-37 önde tamamladı.
İkinci yarıya Greco ve Batkovic’in basketler ile başlayan ev sahibi ekip 5-0’lık seri ile skoru 34-37’ye getirdi. İlk sayılarını Marina Kress ile bulan Galatasaray, Greco’nun sayılarına Seimone Augustus ile karşılık vererek farkı 5 sayıda tuttu (36-41). Zimerle ile farkı kapatmaya çalışan Cras Basket Taranto, temsilcimizi savunmakta zorlandı. Esra Şencebe ile önce üç sayılık basket bulan Galatasaray, aynı oyuncu ile tekrar sayılar üreterek farkı açtı. Temsilcimiz mücadelenin 28. dakikasına 38-46 üstün girdi. Ev sahibi ekip David ile sayılar bulsa da Galatasaray mücadelenin son 10 dakikasına 42-46 önde girdi.
Final periyoduna hızlı başlayan Cras Basket Taranto, Greco, David ve Sauret-Gillespie ile sayılar bularak 46-46 eşitliği yakaladı. Seimone Augustus’un basketi ile öne geçen temsilcimiz, David ve Batkovic’in sayılarına engel olamayınca ev sahibi ekip skoru lehine çevirdi (50-48). Sophia Young ile dengeyi kurmaya çalışan Galatasaray, Batkovic’in sayılarına Seimone Augustus ile karşılık vererek farkı 1 sayıya indirdi (52-51). Top kayıpları yapan temsilcimiz karşısında Bello ile üçlük bulan Cras Taranto Basket normal sürenin son 3 dakikasına 55-51 önde girdi. Seimone Augustus ile serbest atış çizgisinde 2’de 1 isabet ile oynayan Sarı Kırmızılılar, Sauret-Gillespie’nin sayılarına engel olamadı (57-52). Seimone Augustus ile sayılar bularak oyunda tutunan Galatasaray farkı 3’e indirdi. Ancak Greco ile serbest atış çizgisinde 2’de 2 isabet ile oynayan ev sahibi ekip, Zimerle ile de üç sayılık basket bularak bitime 1.13 dakika kala skoru 62-54’e getirdi. Aldığı mola sonrasında Seimone Augustus ile kullandığı atışta isabet bulamayan temsilcimiz, Godin’in sayılarına engel olamadı ve normal sürenin son 59 saniyesine 64-54’lük skorla girdi. Sophia Young ile serbest atış çizgisinden 2’de 1 isabet ile oynayan Galatasaray, Mahoney’in üçlüğü ile 12 sayı geriye düştü. Sophia Young ile top kaybı yapan Sarı Kırmızılılar, mücadeleden de 67-55 mağlup ayrıldı.
SALON: Palamazzola
HAKEMLER: Miguel Anguel Perez (İspanya), Ilona Kittlerova (Çek Cumhuriyeti)
CRAS TARANTO BASKET (67): Megan Mahoney 8 (2 ribaund), Michelle Greco 9 (2 ribaund- 2 asist), Monica Bello 6 (2 ribaund- 2 asist), Anna Zimerle 7 (2 ribaund- 2 asist), Audrey Sauret-Gillespie 6 (2 ribaund- 1 asist), Ilisaine David 14 (3 ribaund- 1 asist), Elodie Godin 2 (5 ribaund- 7 asist), Suzy Batkovic 15 (9 ribaund- 1 asist).
GALATASARAY (55): Tuğba Palazoğlu 3 (1 ribaund), Esra Şencebe 10 (3 ribaund- 1 asist), Şaziye Karslı, Bahar Çağlar (1 ribaund), Işıl Alben 3 (6 ribaund- 4 asist), Yasemin Horasan 2 (2 ribaund- 1 asist), Marina Kress 9 (5 ribaund- 2 asist), Seimone Augustus 19 (4 ribaund- 1 asist), Sophia Young 9 (8 ribaund- 2 asist).
1.PERİYOT: 16-16
2.PERİYOT: 13-21
3.PERİYOT: 13-9
4.PERİYOT: 25-9
Fenerbahçe Ülker’den Euroleague Vedası
5 Mar
Euroleague Top 16 H Grubu’nda 5.maçına çıkan Fenerbahçe Ülker, Rusya’da karşılaştığı CSKA Moskova’ya 77-60 mağlup oldu.
Maça istediği gibi başlayamayan ve ilk periyodu 14 sayı geride kapatan Sarı Lacivertliker, ikinci periyotta çok iyi performans gösterek oyuna ortak oldu. CSKA Moskova karşısında soyunma odasına 38-35‘lik skorla giden Fenerbahçe Ülker, üçüncü çeyrekte de iyi oyun sergiledi. Maçtan kopmayan Fenerbahçe Ülker periyotta 40-40 eşitliği yakaladı. Son periyoda ev sahibi ekip 55-49‘luk skorla girdi. Final periyodunun başında 8-0′lık seri yakalayan son Euroleague şampiyonu CSKA Moskova, farkı da açarak mücadeleden galip ayrılan taraf oldu. Bu sonuçla Fenerbahçe Ülker, Euroleague’de çeyrek finale çıkma hakkını kaybetti.
Mücadeleye Erazem Lorbek’in üçlüğü ile başlayan CSKA Moskova karşısında ilk basketini Gordan Giricek ile bulan Fenerbahçe Ülker, Marques Green’in üçlüğü ile 3-5 öne geçti. Ramunas Siskauskas ve Matjas Smodis ile üst üste basketler bulan CSKA Moskova, J.R Holden’ın üçlüğü ile skoru 13-7’ye getirdi. Rasim Başak’ın üçlüğü ile Sarı Lacivertliler farkı 3 sayıya indirdi. Ancak savunmasını sertleştiren Rus ekibi, Ramunas Siskauskas, Erazem Lorbek ve Matjas Smodis ile üst üste basketler buldu. Temsilcimiz karşısında üst üste basketler bulan CSKA Moskova 12-0’lık seri ile skoru 25-10’a getirdi. Bu seriyi Damir Mrsic’in üçlüğü ile bozan Fenerbahçe Ülker, Ramunas Siskauskas’ın serbest atış çizgisinden bulduğu sayılara engel olamadı ve ilk periyodu 27-13 geride kapattı.
Final periyoduna iyi başlayan temsilcimiz Fenerbahçe Ülker oldu. Mirsad Türkcan’ın sayıları ile periyoda başlayan Fenerbahçe Ülker, tecrübeli oyuncu ile basketler üretmeye devam etti. CSKA Moskova karşısında çok iyi savunma yapan Fenerbahçe Ülker, Marques Green ve Mirsad Türkcan ikilisi ile 9-0’lık seri yakaladı (27-22). İlk 4 dakikada sayı üretemeyen CSKA Moskova, Erazem Lorbek ile ilk basketini buldu. Ancak Gordan Giricek ve Oğuz Savaş ile basketler bulmaya devam eden Fenerbahçe Ülker 18. dakikaya girilirken skoru 33-29’a getirdi. Erazem Lorbek ve Terence Morris’in sayılarına Semih Erden, Gordan Giricek ve Oğuz Savaş ile yanıt veren Fenerbahçe Ülker farkı 1 sayıya indirdi (36-35). J.R Holden ile basket bulan CSKA Moskova üstünlüğünü korudu ve soyunma odasına da 38-35 önde tamamladı.
İkinci yarıya Erazem Lorbek’in basketi ile başlayan CSKA Moskova karşısında Mirsad Türkcan ve Marques Green ile üst üste basketler bulan Fenerbahçe Ülker 40-40 eşitliği sağladı. Matjas Smodis’in üçlüğü ile tekrar öne geçen CSKA Moskova, Trajan Langdon’un da sayıları ile 25.dakikayı 45-40’lık skorla geçti. Rus ekip Matjas Smodis ile serbest atış çizgisinde 2’de 2 isabet ile oynadı ve skoru da 47-40’a getirdi. Gordan Giricek ve Serhat Çetin ile basketler bularak ev sahibi ekibin farkı açmasına izin vermeyen temsilcimiz, Oğuz Savaş’ın sayıları ile skoru 50-47’ye getirdi. Zoran Planicic ve Ramunas Siskauskas ile etkili olan CSKA Moskova ise son 10 dakikaya 55-49 önde girdi.
Final periyoduna hızlı başlayan ev sahibi ekip, Terence Morris, Viktor Khryapa ve Zoran Planicic ile 8-0’lık seri yakaladı. Farkı da açan CSKA Moskova skoru 63-49’a taşıdı. Gordan Giricek ve Mirsad Türkcan ile basketler bulan Fenerbahçe Ülker farkı 10 sayıya kadar indirdi (63-53). Ancak Matjas Smodis ile üst üste 5 sayı bularak farkı açan CSKA Moskova, Viktor Khryapa’nın da katkısıyla son 2 dakikaya 71-56’lık skorla girdi. Kalan sürede Fenerbahçe Ülker’in farkı kapatmasına izin vermeyen CSKA Moskova mücadeleden de 77-60 galip ayrıldı.
SALON: Universal Sports Hall
HAKEMLER: Lazaros Voreadis (Yunanistan), Milivoje Jovcic (Sırbistan), Elias Koromilas (Yunanistan)
CSKA MOSKOVA (77): Viktor Keyru 2, Matjas Smodis 14 (1 ribaund, 1 asist), Ramunas Siskauskas 9 (5 ribaund, 3 asist), J.R Holden 9 (4 ribaund, 3 asist), Erazem Lorbek 18 (3 ribaund), Trajan Langdon 2 (4 ribaund, 3 asist), Alexey Shved, Sasha Kaun 1 (1 ribaund), Viktor Khryapa 9 (5 ribaund, 2 asist), Zoran Planicic 8 (1 ribaund, 1 asist), Terence Morris 5 (6 ribaund, 2 asist)
FENERBAHÇE ÜLKER (60): Marques Green 12 (2 asist), Mirsad Türkcan 14 (10 ribaund, 1 asist), Ömer Onan (1 asist), Rasim Başak 3 (1 ribaund), Semih Erden 1 (4 ribaund, 1 asist), Gordan Giricek 15 (2 ribaund, 1 asist), Damir Mrsic 3, Gasper Vidmar (5 ribaund), Oğuz Savaş 9 (4 ribaund), Serhat Çetin 3, Emir Preldzic (1 ribaund, 7 asist).
1.PERİYOT: 27-13
2.PERİYOT: 11-22
3.PERİYOT: 17-14
4.PERİYOT: 22-11
Gelecek Vadetmek Yeter mi?
4 Mar
NBA Türkiye ofisini İstanbul da nihayet açabildi. Peki biz neden TBL ofisini Los Angeles’ta görkemli bir parti ile açamadık.. Aslında takımlar, oyuncular, bütçeler,..Hepsi önemli ama asıl düşünülmesi gereken konu budur.. Tabiki reklam, oyuncu-medya konsantrasyonu, antrenör-mentör eğitim disiplini, sporcu duygusallığını yakalama ve diğer konu başlıklarında çok geriyiz.. Ama profesyonel ligin bu günlere kolay geldiğini de söylemek bir hayli güç.. İlk yazımda sizlere merhaba demeden önce günümüzün ülke basketbolu ile profesyonel arenanın kısa bir karşılaştırmasını yapmak istedim. Şimdi ise yazımızın asıl konusu olan Orlando Magic takımına bakalım..
Orlando denilince aklımıza Penny Hardaway ile O’Neal ikilisinin yanına yerleştirilen Donald Royal, Nick Anderson, Dennis Scott gibi yıldızların yer aldığı kadro aklımıza gelir. Evet o zamanın Orlandosu gelecek ve yetenek açısından gerçekten ümit vaadediyordu.. Peki beklenen şampiyonluklar gelebildi mi?.. Cevap kocaman bir hayır.. Bugün ise takımın kimyasını o dönemin aksine savunma açısından gedikleri kapatan, hızlı oynama kabiliyetli oyuncuların oluşturduğunu görüyoruz. Aslında takımın gerçek yıldızı Howard gibi gözüksede atletik oyuncunun bazı maçlarda taşın altına elini sokamadığını görüyoruz. Howard yetenekli bir uzun ancak NBA okulunda biraz daha ıslanması lazım.
Magic kadrosunda asıl yükü Lewis ve Türkoğlu’nun çektiği aşikar.. Bu 2 çok yönlü oyuncu aslında takımı rahatlatmada ve oynatmada çok istikrarlı.. Bu yüzden kıymetlerinin bilindiğini söylemekte güç olmayacak.. Jameer Nelson’un başıbozuk oyununa ragmen onu oyunda ve takım tutmadaki ısrar bu oyuncunun all star seviyesine çıkmasını sağladı.. Birebir de çok yetenekli ve asıl önemlisi pozisyonundaki oyuncular için fazla gözü kara. Bu da Saint Joseph Koleji gibi vasat bir okuldan çıkmasına rağmen bugünlere gelebilmesindeki anahtar nokta.. Üstelik Orlando arka alanında bazen kendisini motive eden eski Houston’lı Rafer Alston gibi ABD’nin en iyi sokak basketbolcularından biri sayılan bir oyuncunun önünde bu işleri yapıyor.. Courney Lee ve Anthony Johnson rotasyonları istikrar ve rahatlatıcılık açısından yemeğe atılan tuz gibi.., Orlando organizasyonuna bu bütçe rakamları ile lezzet veriyorlar.. Tabiki Orlando’nun eksikliği yinede pivot pozisyonunda.. Howard istediği kadar süperman kıyafeti giyebilir ama onun için bu kıyafet onun yükünü paylaşabilecek usta ve tecrübeli bir oyuncu eksikliğini gölgelemiyor.. Ayrıca yine takımın ilk beşlerinde değil , sonradan giren oyuncuların birlikte oynatılmasında da yaşanan sorunlar var..
Takımın zorlandığı anlarda sürekli match up yaratılmaya çalışılması, pozisyon zorlamaları, uzun süre sayı bulamama gibi kısır hücum döngüleri Orlando’nun daha üst noktalara ulaşmasını engelliyor. Orlando kadrosuna giren ve çıkan oyuncuları yazsak bu köşe eminim yetmeyecek.. Ama Efes’e kendini zor atan Kasun, İtalya’yı mesken tutan Brandon Hunter, parlak günlerinden sonra çıkışa geçmeyi uman Cato, yeteneklerinden değil güçlülüğünden kuşku duyulan Miliçiç ve diğerleri.. Bir takımın kadrosu ve kimyası üzerinde sorunlar çıkarsa, sürekli yer değişmeler yaşanırsa her soyunma odasına Rick Pitino gibi bir coach gerekir … Bu da şimdilik imkansız.. Artık Orlando’nun yapması gereken şey yalnızca mücadele,,, Zaten bu kadro ile yapabilecekleri çok fazla da birşey yok…
selamlar
Oğuz Akdeniz
POTA DA YAMANLAR DAN ÇİFTE ZAFER
2 Mar
Türkiye Okullar arası Basketbol yarı finallerinde Yamanlar Okulları İlköğretim ve Liselerde bütün rakiplerini farklı skorlarla yenip Türkiye Şampiyonası vizesi aldı.
Aksaray da yapılan ilköğretim okulları yıldızlar Türkiye basketbol yarı finalinde bütün rakiplerine farklı üstünlük kurarak şampiyon olan Özel Yamanlar Özyurt İlköğretim Okulu 15-20 mart tarihlerinde Elazığ da yapılacak Türkiye Şampiyonası finallerinde mücadele edecek.
Yine Karabük te yapılan Liseler Türkiye basketbol yarı finalinde de rakiplerini farlı skorlarla yenip şampiyon olan Özel Yamanlar Koleji de 23-27 mart tarihlerinde Antalya da yapılacak Türkiye Şampiyonası finallerinde şampiyonluk mücadelesi verecek. Yamanlar Eğitim Kurumları Genel Müdürü Sebahattin Kasap Türkiye şampiyonası finallerine hem İlköğretim hem de Liselerde katılma başarısı gösteren tek okul olmamızdan mutluluk duyuyoruz. Öğrencilerimizin İzmir e kupalarla dönmesini bekliyoruz. dedi.
Efes Pilsen Seriyi Bozmadı
28 Şub
Beko Basketbol Ligi’nde 20. Haftanın derbi maçında Efes Pilsen, Ayhan Şahenk Spor Salonu’nda karşılaştığı Galatasaray Cafe Crown’u 79-75 mağlup etti.
Mücadeleye Efes Pilsen, Cenk Akyol’un basketiyle başlarken sarı kırmızılılar ise ilk sayısına Hüseyin Beşok’un turnike basketiyle ulaştı. Galatasaray Cafe Crown yine Hüseyin’in basketiyle öne geçse de Efes Pilsen rakibine Mario Kasun ile karşılık verdi ve maçta 5-5 eşitlik oluştu. Hüseyin ile etkili olmaya devam eden konuk ekip, bu oyuncunun 3 sayılık basketiyle karşılaşmada 5-8 üstünlüğü yakaladı. Oyunu bırakmayan Efes Pilsen ise Marvis Thorton ve Kerem Gönlüm’ün basketleriyle skorda eşitliği yakaladı (9-9). Her iki takımda dış atışlarla birbirine cevap verirken ilk periyotta son 3 dakika 30 saniyeye 12-12 eşitlikle girildi. Lacivert beyazlılar Mario Kasun ile öne geçse de sarı kırmızılı ekip rakibine Cüneyt Erden ile karşılık verdi. Bu dakikalarda taraftarının da desteği ile etkili bir oyun ortaya koyan sarı kırmızılı ekip yeni transferi Quinton Hosley’in arka arkaya basketleriyle farkı 6 sayıya kadar çıkardı ve skor 14-20 oldu. Yaptığı başarılı savunma ile skor üstünlüğünü koruyan sarı kırmızılılar ilk periyodu ise 16-20 önde tamamladı.
Karşılaşmanın ikinci periyoduna Efes Pilsen, Charles Smith’in 3 sayılık basketiyle başladı. Yabancı oyuncularıyla etkili olmaya devam eden lacivert beyazlılar skorda üstünlüğü yakaladı (24-20). Galatasaray Cafe Crown ise ilk hücum şanslarından yararlanamadı. Charles Smith ile sayılar bulmaya devam eden ev sahibi ekip farkı açtı ve skor 26-20 oldu. Sarı kırmızlı ekip ise ilk bu periyottaki ilk sayısına Quinton Hosley ile ulaştı. Oyuna yeniden ortak olan konuk ekip Anthony Tolliver’in üst üste sayılarıyla aradaki farkı 1 sayıya kadar indirmeyi başardı ve skor 26-25 oldu. Başa baş mücadelenin yaşandığı derbide son 4 dakika 25 saniyeye girilirken Galatasaray Cafe Crown, Tolliver’in 3 sayılık basketiyle üstünlüğü ele geçirdi (28-29). Efes Pilsen ise rakibine hemen cevap verdi. Bu andan sonra her iki ekipte buldukları basketlerle birbirlerine karşılık verirken skor üstünlüğünü koruyan lacivert beyazlılar ilk devreyi 40-34 önde tamamladı.
Maçta ikinci devreye Galatasaray Cafe Crown, Rashid Atkins ve Quintons Hosley’in basketleriyle başladı. Efes Pilsen ise ilk hücum şanslarından yararlanamadı. Sarı kırmızılılar Tolliver’in de basketiyle maçta yeniden üstünlüğü sağladı ve skor 40-41 oldu. Lacivert beyazlı ekip ise rakibine Kerem Gönlüm ve Kaya Peker ile cevap verirken yeniden öne geçti. Zorlu mücadelede son 5 dakika 30 saniyeye ise 46-46 eşitlikle girildi. Ev sahibi ekip Charles Smith’in sayılık basketiyle yeniden öne geçse de sarı kırmızılı ekip Tolliver ile farkı 1 sayıya indirdi. Bu andan sonra hücumda daha etkili olan ev sahibi ekip üst üste sayılar bularak farkı açarken son 2 dakika 40 saniyeye ise 57-50 üstün girdi. Farkı eritmek isteyen sarı kırmızılılar bu isteğinde başarılı olurken, Efes Pilsen son periyoda 61-56 üstün girdi.
Final periyoduna Efes Pilsen, Mario Kasun’un basketiyle başlarken, Galatasaray Cafe Crown ise rakibine Hüseyin Beşok’un 3 sayılık basketiyle cevap verdi. Taraftarının da desteği ile oyuna ortak olmak isteyen sarı kırmızlılar Rashid Atkins’in basketiyle farkı 4 sayıya indirdi (65-61). Ev sahibi ekip ise son 5 dakika 30 saniyeye girilirken rakibine Ender Arslan’ın 3 sayılık basketiyle cevap verdi. Derbide son 4 dakikaya girilirken ise Efes Pilsen skoru 71-63 yaptı. Oyunu bırakmayan sarı kırmızılı ekip ise son 3 dakika 30 saniyeye girilirken aradaki farkı 4 sayıya indirmeyi başardı ve skor 71-67 oldu. Her iki ekibinde başa baş mücadele verdiği maçta Efes Pilsen son 2 dakikaya 74-67 önde girdi. Bitime 1,30 kala Atkins ile faul atışı kullanan konuk ekip aradaki farkı 6 sayıya indirdi (76-70). Maçın bitmesine 56 saniye kala sarı kırmızılılar Cüneyt Erden ile aradaki farkı 4 sayıya indirmeyi başardı. (77-73). Büyük heyecanın yaşandığı maçta Galatasaray Cafe Crown bitime 15 saniye kala Cüneyt’in bulduğu sayı ile farkı 2 sayıya kadar indirdi (77-75). Skor üstünlüğünü koruyan Efes Pilsen maçtan 79-75 galip ayrıldı.
SALON: Ayhan Şahenk Spor Salonu
HAKEMLER: Engin Kennerman, Alper Özgök, Semih Vural
EFES PİLSEN (79): Mario Kasun 6 (5 ribaund), Charles Smith 19 (2 ribaund, 2 asist), Preston Shumpert 10 (4 ribaund, 3 asist), Marvis Thornton 6 (7 ribaund, 1 asist), Kerem Gönlüm 6 (6 ribaund, 1 asist), Kaya Peker 13 (5 ribaund), Michail Kakiouzis (1 ribaund, 1 asist), Kerem Tunçeri 2 (3 asist), Ender Arslan 11 (2 ribaund, 4 asist), Cenk Akyol 6 (3 ribaund),
GALATASARAY CAFE CROWN (75): Quinton Hosley 16 (7 ribaund, 3 asist), Murat Kaya (2 ribaund, 1 asist), Cüneyt Erden 10 (1 ribaund, 1 asist),Hüseyin Beşok 23 (8 ribaund, 1 asist), Dejan Milojevic (2 ribaund, 4 asist), Milan Gurovic 2 (1 ribaund), Rashid Atkins 12 (4 ribaund, 7 asist), Anthony Tolliver 12 (4 ribaund)
1.PERİYOT:16-20
2.PERİYOT:24-14
3.PERİYOT:21-22
4.PERİYOT:18-19
Türk Telekom 3. Yenilgisini Benetton’dan Aldı
25 Şub
Ülkemizi Eurocup’ta temsil eden Türk Telekom, J Grubu’ndaki dördüncü maçta Benetton Treviso‘ya 89-87‘lik skorla mağlup oldu.
Erwin Dudley ile Dashaun Woods‘un karşılıklı serbest atışlarıyla başlayan mücadelede temsilcimiz Türk Telekom oyunun ilk bölümlerinde etkili savunmasıyla rakibine kolay sayı şansı tanımadı. Bekir Yarangüme ve Michael Wright‘ın da basketleriyle Ankara ekibi ilk iki dakikayı 2-5 önde geçti. Judson Wallace‘ın turnike basketiyle hücumdaki suskunluğunu bozan Benetton Treviso karşısında temsilcimiz, Barış Özcan‘ın 2 üç sayılık isabetiyle skoru 5-13 yaptı. Wood ve Wallace‘ın penetreleriyle bulduğu basketlere rağmen Türk Telekom, ilk çeyreği 17-19 önde tamamladı.
İkinci çeyreğin ilk dakikası içerisinde takımlar hücumlardan skor çıkartamazken, Andrea Renzi‘nin turnikesiyle Benetton Treviso skoru eşitledi (19-19). Roderick Blakney‘in üç sayılık basketiyle periyottaki ilk sayılarını bulan Türk Telekom, boyalı alanda da Erwin Dudley‘i kullanarak skor bulmaya çalıştı. Renzi ile Nicevic ikilisinin sayılarıyla hücumda etkili olan İtalyan ekibi, Matteo Soragna‘nın üç sayılık basketiyle 15.dakikada öne geçti (28-27). Massimo Bulleri‘nin oyuna dahil olmasıyla hücumda daha organize olan Benetton Treviso, boyalı alanı da daha fazla kullandı. Türk Telekom, son dakikaya Michael Wright‘ın turnike basketiyle önde girmesine rağmen devre, 43-43 eşitlikle sona erdi.
Mücadelenin üçüncü çeyreğinde iyi savunma yapan Benetton Treviso, Matteo Soragna, Judson Wallace ve Dashaun Wood üçlüsünün sayılarıyla 23.dakikada farkı 8 sayıya çıkarttı (53-45). Serkan Erdoğan ve Gary Neal‘ın karşılıklı üç sayılık basketlerinin ardından hücumda iyi ritm bulan Türk Telekom, farkı da eritmeyi başardı. Boyalı alanda Michael Wright‘ın sayıları ve Serkan Erdoğan‘ın da dış atışlardaki etkinliğiyle temsilcimiz 28.dakikaya girilirken durumu 61-59 yaptı. Son dakikada Roderick Blakney ve Tutku Açık ikilisiyle üçer sayılık basketler bulan Türk Telekom, son hücumda Matteo Soragna‘nın basketine engel olamayınca, Benetton Treviso dördüncü çeyreğe 66-65 önde girdi.
Tempolu başlayan dördüncü çeyrekte Tutku Açık‘ın turnike basketine İtalyan ekibi Gary Neal ile karşılık verdi. Karşılıklı top kayıpları ve boş hücumların ardından Sandro Nicevic‘in smacı ile hücumda kontrolü eline alan Benetton, Massimo Bulleri ve Judson Wallace‘ın da basketleriyle 35.dakikada farkı 6 sayıya çıkarttı (77-71). Gary Neal‘ın hücumda oyuna ağırlığını koyduğu bölümlerde sadece Michael Wright ile etkili olmaya çalışan temsilcimiz, son dakikaya da Serkan Erdoğan‘ın basketine rağmen 83-76 geride girdi. Bu dakikadan sonra taktik faulleri iyi değerlendiren Benetton Treviso, karşısında Türk Telekom, Tutku Açık ve Serkan Erdoğan ile üçer sayılık basketler bulmasına karşın karşılaşmadan 89-87 yenilgiyle ayrıldı.
SALON: Palaverde
HAKEMLER: Dani Hierrezuelo – Tomas Jasevicius – Oliver Krause
BENETTON BASKET(89): Dashaun Wood 9 (4 ribaund- 7 asist), Matteo Soragna 15 (2 ribaund- 1 asist), Domen Lorbek 10 (2 ribaund), Sandro Nicevic 10 (5 ribaund- 2 asist), Gary Neal 17 (2 ribaund- 3 asist), Judson Wallace 10 (8 ribaund- 1 asist), Andrea Renzi 13 (3 ribaund),
TÜRK TELEKOM(87): Rodney Blackney 16 (2 ribaund- 4 asist), Serkan Erdoğan 18 (5 ribaund- 4 asist), Barış Ermiş, Michael Wright 20 (4 ribaund), Bekir Yarangüme 2 (4 ribaund- 3 asist), Barış Özcan 6 (3 ribaund- 3 asist), Tutku Açık 10 (1 ribaund- 1 asist), Mutlu Akpınar, Erwin Dudley 9 (8 ribaund- 1 asist), Chirs Lang 6 (2 ribaund)
1.PERİYOT: 17-19
2.PERİYOT: 26-24
3.PERİYOT: 23-22
4.PERİYOT: 23-22

Son Yorumlar