Batı yakasının güzel şehri Sacramento .Spora yakın bir şehir.Ama tabi Amerika’dayız.NBA yine birinci planda bu şehirde..Hele ki 2000’li yılların başındaki o efsane takımdan sonra iyice NBA ateşi,duygusu ve heycanı yanıp tutuştu bu Sacramento şehri.Nitekim bu yazıya başlamadan önce biraz o yılları hatırlamalı,anılarımızı tazelemeliyiz.

Bir Sacramento takımı varki öyle böyle değil hani.Guard’ından tutunda pivotuna kadar kusursuz desek pek abartmış olmalıyız.Kariyerinin en iyi dönemi yaşadı o kadrodaki oyuncular.Mike Bibby’sinden tutunda,Peja’sına kadar..Chris Webber ,Divac ve …diğerleri.NBA kasıp kavuran takım ilerde daha da artacak olan Spurs ve Lakers’ın o kimine göre can sıkıcı kimine göre sert kimine göre de gereksiz rekabetini başlatmamak için araya girmeye çalışmakta.Pek çok takım denedi bunu,Sacramento’dan sonrada deniyenler oldu ama başaramadılar.Kimileri daha yolun başında ruhunu teslim etti,kimileri ise son anda bu işi tam başardım derken hayal kırıklığına uğradı.Ama bu kez böyle olmamalıydı,Kings bunu istemiyordu.Dolayısıyla tüm sezonu bu havada geçirdiler.Lakers git gide nefretle Kings’i izlerken ,Kings batının abilerini ağzı açık bırakmanın tatlı keyfini yaşıyordu.İşte,Sacramento’nun artık Lakers ve benzeri büyüklerin hanedanlığına son vermesi için tam zamanıydı.Playoff zamanı.Kings beklendiği gibi ilk 2 turu rahatça geçti.Sırada Batı Konferansı finalleri vardı.İşte rakipte Lakers.Lakers egemenliğini bitirmek isteyen pek çok takım yani daha doğrusu bunu isteyipte kılpayı kaçıran takımların çoğu son anda kaybetmişlerdi.İşin ilginç tarafıda kaybettikleri hep o artık görmek istemedikleri takımdı….Los Angeles Lakers.

İşte finaller başladı.Başlamaz olaydı.Diğerlerinin başına gelen Kings’inde başına geldi..En iyi kulüp zamanında diğer takımlara olan,onlarada oldu.Lakers,Kings’i tarihin karanlık sayfalarına itti.Büyük bir acı.Kolay atlatılmaz.Bu laflar kesinlikle Kings için söylenebilirdi.Kobe ile Shaq’a ezilmekten tutunda,Robert Horry’den son saniye basketi yemek.Ne lanet olay varsa başlarına geldi.Finallere çıktıklarına binbir kere pişman oldular.

Bir daha da toparlan toparlanabilirsen.Kimse toparlanmalarını beklemiyordu.Beklenen de oldu.Hani Amerikan’larda kalıplaşmış bi söz vardır.O korkunç finalden sonra işte o kalıplaşmış söz dudaklarda dillerde gep söylendi.’’The begining of the end of Sacramento’’.Nitekim yavaş yavaş,yaprak dökümü başladı.Takımın gülleri,hayatı herşeyi soldu.Bibby,Divac,Peja,Webber ve diğerleri birbir kayboldular.Hemde bir anda oldu.Bir anda Sacramento tahtan indi ve hiç kimsenin umursamadığı soytarı rolüne büründü.Bu kadar kolaymıydı yani?Bunca emekten sonra unutulmak hiç yürek yakmazmıydı?Kolaydı evet içini de yakıyodu.Ama kaçış yoktu.Eski Arco Arena ateşi artık yanmıyordu.

Günümüze kadar uzun bir yıl süreci var.En az 6 yıl.Sacramento ne yaptı peki dersiniz?Hani normal bir basketbolsever şu soruyu sorabilir;

‘’Sacramento bu şaşalı yıldan sonra hemen zirvede kalmaktan vazgeçmedi değil mi?Savaşmaya devam ettiler??’’
Sorunun cevabı 6 yıl boyunca hayır oldu.Ne bir hareketlenme ne bir basketbol.Takım sıfır.Sıfırdan başka anlatacak tanım bulamadım.Ama nasıl anlatabilriim ki?Hiç bir şey yapmazmı bir takım ya?Hele böyle güzel günlerden sonra.Hiç mi özlemediniz o günleri diye sorarım ben adama…

Bunu tek düşünmeyen Sacramento Basketbol Kulübü oldu.Düşünmeden plansız hareket ettiler ve batının dibiyle kendi adları özleşti.Geçen sene bir laf duydum ki içimi parçaladı.
Kaan Kural’ı hepimiz biliriz.Murat Kosova ile birlikte NBA için güvenebileceğim nadir insanlardan biridir.İşte kanal yayınlıyor bu hafta izleteceği maçları.Sıra sıra geçti,Dallas Mavericks-Sacramento Kings maçına geldi.Birden işte o muhabbet başladı.Kaan Kural şöyle dedi;’’Şimdi 2002-2003 yılları olacaktı bu maçı düşünsene Murat,hemde Arco Arena’da.Bu Dallas-Kings rekabeti müthiştir.Ama şuanda çok zevksiz bir maç izliycez.Eskisi gibi olsa bu maçı izleyin derdim’’

Burada Kaan Kural’a kızmadım tabi,aksine çok doğru söyledi.Ama insan şöyle bir düşününce de iç geçirmeden edemiyor.Keşke olsaydı da izleseydik!Arco Arena ölü durumdaydı.13 bin küsür seyirciyle en az seyirci saysını elinde burunduruyordu bu salon.Eskiden olsa,gördüğümüz futbol maçlarındaki gibi her yer dolardı.Ama artık o günlerde eskide kalmıştı.Geçen sene Sacramento’nun 6 yılının özeti olan bir durumu vardı ki içler acısı.

Bir takım NBA tarihinde diğer konferanstan takımlarla kendisi hariç 29 kez maç yapar bir sezonda.Şuana kadar NBA tarihinde de hiçbir takım diğer konferanstan bir takıma 29 maçı da kaybetmemiştir.Sacramento bunu az daha başarıyordu.Son 2 maça gelince NBA’de bir panik oluştu.Sacramento’nun doğu konferansından iki rakibi vardı.İkisinide kaybederse,utanç verici o damgayı kafalarına yiyeceklerdi.Allah’tan Knicks yardımlarına koştu ve Sacramento’yu bu durumdan kurtardı.Son maçında Philadelphia’ya yenilselerde en azından 1-28 ile yırttılar.Ama buna sevinmelilermydi?Şakamı bu?Buna cidden sevindiler mi?Merak ediyorum.Ciddi bir şekilde düşünürsek,siz sadece 1 galibiyet almışsınız.Bu sizin tembelliğinizi gösterir.Bu sizin basketbola olan inancınızı tamamiyle kaybettiğinizi gösterir.Bu sizin…neyse devam etmiyeceğim yoksa bu yazı bitmeyecek!!Kings bu 1 galibiyet dışında koca sezonda 16 galibiyet alabildi.Bunuda başarı olarak sayabiliriz.En azından ilerde 2009 Draftı’nda başlarına koncak talih kuşuna kavuşmak için olumlu bir sonuçtu.

2009 Draftında başlardan hak kazandı adam seçmeye Kings.Başta basketbol dünyası seçilecek adama acıyordu.’’Kings’te kariyerini eritecek çocuk!’’.Seçtikleri adam Tyreke Evans’tı.Parlak bir çocuk.En azından bir ruh getirsin diye onu geliştirmek için Yaz Ligine yolladılar.Yaz Ligindede bu adam kendini geliştirdi.Bir NBA oyuncusu olmak için gerekli şeyleri ufak ufak öğrendi.

Click this bar to view the full image.

NBA zamanı geldi çattı.2009-10 sezonu başlıyordu.Umutsuz Kings’in tek umudu Tyreke Evans’tı.O da sezona pek parlak bir başlangıç yapamadı.Basketbol dünyasının beklediği,Kings’in ise beklemediği şey oldu.Kötü bir çaylak başlangıcı.Sonra takımın en iyi şutörü diyebileceğimiz adam Kevin Martin şanssız bir sakatlık geçirip takımdan uzak kaldı.İşte bu bir devrim oldu.

Martin’in gitmesiyle aşka gelen Evans bir oynamaya başladı.Bir oynamaya başladı.İnanılmaz kelimesinin altını çizerek söylüyorum.İnanılmaz bir performans.O böyle oynarken Kings hala kaybediyordu ama en azından umut veriyordu.Klasik tabirleGünler bir bir geçerken Evans harika performansına devam ediyordu.Canı sıkılmış olacakki,Garcia ve Thompson’da Evans’a katılalım dediler.Bir katıldılar baktık Kings kazandı.Bu Kings’in hoşuna gitti.

Kings için hep derim ‘’Bir şeyi bi kere yaptılar mı,hep yaparlar’’
Yani yaptılarda.İçerde öyle maçlar kazandılar ki geçen seneki Kings bu muydu dedik?Tyreke Evans,Francesco Garcia,Thompson’ın başını çektiği kadro tüm NBA’e ;

‘’Biz kralız,soytarılıktan bıktık’’mesajını veriyordu…

Şu anda takım bu yazıyı yazarken,yıllar sonra playoff için adını geçirmekte.Umutlu olarak,bu mevkiden birkaç adım daha çıkıp geleceği sağlamlaştırmak adına 8.sıradan playoff yapabilir.Lakers gelsin,Phoenix gelsin..4-0 elensin Kings.Sorun değil,bu takım bu sene kuruldu.Tecrübe kazanmaları önemli.Birşeyler öğrenebilirlerse ne mutlu olanlara.Şimdi Martin’de döndü ve buna rağmen Kings kazanıyor.Umarım ki bu devam eder ve tekrar o Arco Arena ateşini görebiliriz.Bu yıl olmasa da seneye belki 2011 ama yeterki bir daha o heycanı yaşayalım..

Kaan Özkan