NBA Haber
Basketbol ve NBA
Basketbol ve NBA
15 Ara
Bu sezona istediği başlangıcı yapamayarak taraftarını hayalkırıklığını uğratan New Jersey Nets’te, daha önce planlanan Brooklyn projesinde önemli adımlar atılıyor. Ekonomik kriz nedeniyle sekteye uğrayan Brooklyn projesi hakkını somut bilgiler verilirken Nets’in hedefi 2011-12 sezonunun ilk maçını yeni salonunda oynamak.
Nets’in planlarında sapma olmazken takım sezon sonunda Brooklyn’e taşınmanın hesaplarını yapıyor. Yapılması beklenen salonun yapımının bu ayın sonunda başlayacağı daha önce açıklanmıştı.
Verilen bilgilere göre salon yapımının 28 aylık bir süreyi bulabileceği konuşuluyor. Burdan yola çıkılarak Nets’in bu salona 2012′den önce geçmesi ise mümkün gözükmüyor.
15 Ara
Boston: Temel kadrosunu koruduğu için söylenecek çok şey yok. Savunmaya dayalı oyun stilleri onları yine yukarıda tutuyor. Pierce ve Ray Allen’da yaşa bağlı bir düşüş var. Fakat bu ismlerin formasının bile maç kazandıracağı bir gerçek. Bana göre Garnett ve kendini devamlı yükselten Rondo savunmanın temel direkleri.Takıma yeni katılan R.Wallace’n yaptığı katkı da göz ardı edilmez. Play off’larda yaşlı dediğim Allen, Pierce, Garnett 3 lüsünün performansı yine rotalarını çizecek..
Cleveland: Bu sene takım kimyasının değişeceğini düşünüyordum.Shaq gibi bir yıldız gelmişti.Ayrıca Parker ve Powe da takıma katılmıştı.Maalesef sonuç yine aynı..Takım sıkışınca pass to LeBrON,LeBrON to basket…Bir kaç maç bunun aksi olsa da mesaj maçlarında durum aynı.Bir de Cleveland bu sene zayıf takımlara yenilme hastalığına yakalandı (bknz. Charlotte,Memphis vs.)Bunun sebebi tamamiyle konsantrasyon eksikliği.Herşeye rağmen kaliteli ve geniş kadrosuyla bu sene Boston’la bir doğu finali oynayacaklarını düşünüyorum..
Orlando: Hedo’ ya elveda diyen Otis Smith yaptığı takaslarla bu olayı çabuk unutturdu.Barnes,Bass,Carter ve Ryan Anderson gibi çok önemli isimler alındı ve Lewis’in 9 maçlık cezasına rağmen geçen sezondan daha iyi bir başlangıç yaptılar.Nelson’ın sakatlığı moralleri bozsa da J.Williams onu idare ediyor.Patlayıcı 3 lük sistemleri bazı maçlarda ortaya çıkıor.Yakında Howard da 3 lüğe başlarsa şaşırmayın:)Carter’a gelirsek eski Carter olamayacağı kesin ama bu takımın zaten 1 numaralı silahı Howard.Onun da yapacağı Lewis gibi tamamlayıcı rol üstlenmek.Doğu’da Boston ve Cleveland ‘la birlikte en büyük şampiyonluk adayı.(son olarak Otis Smith 2 sene sonra C.Lee yi hüzünlü gözlerle izleyeceği için ondan bahsetmedim ve zamana bıraktım:9
Miami: Alın bir Cleveland daha..:)Tek farkları savunma zaafları ve dar rotasyonları.Sistem aynı Wade’e ver Wade atsın.Bir türlü gelişemeyen Beasley,son demlerindeki Jermain ve skor için alınıp ortalama 3-5 sayı atan Q.Rich le bu iş olmaz.Sürpriz yumurta gibi çıkan Chalmers ise takımın gelişememe sürecine uymuş durumda.Neticede bu takımın görebileceği yer doğu yarı finali olur.
Atlanta: Bu aralar formları düşse de bence doğunun Boston’la birlikte en komple takımı.Woodson doğru basketbolu oynatmaya devam ediyor. Takımı iyice sahiplenen Joe Johnson ve şut sevdasından vazgeçen Josh Smith takımın en önemli parçaları.Horford,M.Williams ve Bibby görevlerini yapıyor. Kenardan gelen Crawford ise aranan bench skoreri olduğunu gösterdi.Bu performanslarıyla onlardan play off lar için umutluyum.Ama karşılarına oyunlarına ters düşen bir Cleveland gelirse sonları hüsran olur..
Toronto: Kadrosuna Hedo’yu katarak taraftarını heyecanlandıran Toronto benim en büyük hayal kırıklığım.Savunma yapmayı bilmiyorlar.Savunma sertliği bakımından Golden State’le birlikte nba’in en yumuşak takımı.Takıma muhakkak sert savunma oyuncuları takviye etmeliler.Diğer bir sorun ise takımdaki genel düşüş.Bargnani ve Bosh hariç hepsi formsuz.Calderon geçen yılı mumla aratıyor.Hedo ise zaman geçtikçe biraz daha form tutacaktır.De Rozan da bu kadar ısrar edilmesini de anlamsız buluyorum.Orta seviyedeki çaylak oyuncuların takıma yavaş yavaş monte edilmesi gerektiğini birinin Triano’ya hatırlatması gerekir.Jaret Jack için de kendi çapında dans ediyor terimi sanırım yeterli.Neticede Toronto’da bu aralar bir kıpırdanma olsa da bu kadro yapısıyla ancak play off lara kalabilirler..
Milwaukee: Sezona iyi başlayıp orta halli devam eden Bucks için sanırım senenin sürprizi Jennings olmuştur.Geçen yıl Dinamo’da vasat bile olamayan Jennings, Redd’in sakatlığında muhteşem maçlar çıkardı ve 55 sayılık bir de çaylak rekoru kırdı.:) Bu seneki çaylaklardaki cesaret onda da fazlasıyla var.Ersan için de 2.Milvaukee macerası harika..Takımın açık ara en faydalı oynayan oyuncusu(H.Warrick i de unutmayalım)Sezon başı 4 numara için kısa ve cılız olduğu düşünülse de azmiyle ve hırsıyla bunların üstesinden geldi.Özellikle Dallas maçında harika bir oyun çıkardı.Redd’in sakatlık yüzünden çok katkı veremediği Milwaukee’yi Jennings,Ersan,Bogut ve Warrick play offlara taşıyacaktır.Ama ilerisi..?????
Akif Karabulut
14 Ara
Bir Varmış Bir Yokmuş…
…Bu Sezon Hak Ettiğinin Altında Değer Gören Bir Celtics Varmış

Kevin Garnett ve Ray Allen takıma geldikten sonra altın çağına giriş yapmıştı Boston Celtics. Her ne kadar yaşlarının ilerlemiş ve ilerleyecek olmasından dolayı kısa bir altın çağ olacak diye baksakta onlar umarsız ve acımasızca Pierce, Allen ve Garnett’dan oluşan Big Three ile ilk sezonlarında şampiyonluğa ulaştılar.
Celtics öyle bir takım kurmuştu ki, sadece TD Garden seyirci sayısı olarak değil, tüm dünyada birçok yeni taraftar kazanmıştı. Şampiyonluk öncesi baktığımızda, seyirciler mutsuz, umutsuz ve Doc Rivers’ın acilen yollanması yönünde pankart açanlar mı istersiniz, kafalarına “Fire Rivers” yazılı kese kağıdı geçirenler mi, kısacası her türlü olumsuz tepkilerini gösteriyordu Celtics taraftarları. Aradan bir yıl geçmişti ve takım farklı bir kimliğe büründü herşey değişti. Şuanda NBA’de düzenli şampiyonluğa oynayan bir takım var. Geçtiğimiz sezon Garnett’in sakatlığı onları finalden uzak tuttu. Bir sakatlık, derli toplu, düzenli bir takıma ne kadar zarar verir hep beraber Magic’e elenirlerken izledik. Tabiki Celtics taraftarları dışındaki hepimiz Hido’lu Magic’i destekliyorduk. İstediğimiz oldu, ta ki finale kadar. O da ayrı bir hikaye, biz konumuzdan kaymayalım. Takımda 11. sezonunu geçiren ve burada bırakması muhtemel bir “The Truth” var. 7 kez All-Star seçilmiş gerçek bir yıldız. Bahsettiğimiz kişi Big Three’nin ortasındaki adam Paul Pierce. NBA’in gelmiş geçmiş en iyi şutörlerinden Ray Allen. En dominant uzunlarından Kevin Garnett. 3 büyük güç bu takımı her sezon şampiyonluğa oynatıyor. İşte böyle düşünürseniz yanılırsınız..

Rondo Gerçeği
Big Three bu takıma yeter düşüncesi birçoğumuzun düşüncesi olabilir. İşte yanıldığımız bir nokta. Takımda 2 yıldır biraz arka planda kalan, yalnızca geçtiğimiz sezon göz önüne ciddi şekilde çıkmayı başaran Rajon Rondo diye adlandırılan bir genç var. Bu genç daha 23 yaşında 4. sezonunu geçiren, maç başına 12 sayı atıp 9.5 asist yapan ve en unutulmaması gereken 2.6 top çalma ile NBA lideri olan bir oyuncu. Her sene tüm istatistiklerini yükseltmeyi başaran bir başarı abidesi. Dostu, sevdiği çok aynı zamanda düşmanları da çok. NBA’de başarı savunmadan geçer. Rondo ise her sezon savunmasını takıma uygun şekilde geliştiriyor. Big Three’den çok bahsedildi, yazıldı çizildi ancak ben bu yazıda onlardan bahsetmektense Rondo’ya daha çok yer ayıracağım.
Yeni nesil guardlarda içeri penetre edebilen, bol sayıda arkadaşlarını oynatıp asist yapabilen, top çalabilenler arasında ilk 3′te. Geçtiğimiz sezon Rondo’nun patlaması bana Big Three değil, Big Four dememiz gerektiğini farkettirdi. Her takımın bir beyni vardır. Bu Celtics dışındaki büyük takımlarda genelde hep skorer oyunculardır. Örneğin Cleveland Cavaliers’ta LeBron James, Los Angeles Lakers’ta Kobe Bryant gibi. Boston Celtics bu takımlar gibi seksi bir basketbol oynamıyor olabilir ancak takımda tam anlamıyla bir “takım kimyası” bulunduğundan bu derece başarılılar. Celtics’in beyni ise bu yıl tamamen ortaya çıktığı üzere Rondo’ya doğru yöneliyor. Celtics’te Big Three’nin dağılmasına sayılı yıllar kala, Rondo’nun yeri şüphesiz takımda belli. 23 Yaşında ve her maç triple-double potansiyeli ile oynayabilen bir oyun kurucunuz varsa, onu elinizden kaçırmak saçmalıktır. Şuanki değeri Big Three’den daha fazla. İster inanın ister inanmayın ama öyle.

Bu Sezon Hakkettiğinin Altında Değer Görüyorlar
Sezon başlamadan önce kime sorsanız ya Shaq’ın da gelmesiyle Cleveland Cavaliers, ya Los Angeles Lakers ya da Carter’ın gelmesiyle Orlando Magic şampiyon olacak dendi. Orlando Magic’i elemenizi şimdiden tavsiye ederim çünkü takımın beynini verip, daha çok skorer bir oyuncu almayı yeğlediler ve Hedo’yu gönderdiler. Büyük bir olumsuzluk onlar için. Cavaliers ve Lakers hala çok iyi ancak, NBA’de onlardan daha takım gibi bir takım Celtics var. 10 maçlık galibiyet serileri bulunuyor an itibariyle ve sonunda değerini almaya başladı. 19-4 galibiyet yüzdesi ile NBA’in zirvesindeler. Big Three’nin yaşlanması, yavaş yavaş teklemelere sebep olabilir dendi. Oldukça iyi bir sezon başlangıcının ardından zayıf ekiplere yenilinmesi “Bak demiştim” gibi söylemlere yol açtı. Ardından takım öyle bir toplandı ki 10 maç üstüste galip geldiler. Belkide siz bu yazıyı okurken diğer bir galibiyeti kutluyor yada kutlamaya hazırlanıyor olabilirler.
Celtics, hakettiğinin altında değer görürse bence bu artık Big Three’nin 35-36 yaşlarına geldiği anlamına gelir. Big Three yaşları ilerleyince takas mı olur, free agent mı olurlar bilemeyeceğim ama bu takımın kimyası onlar dağılana kadar devam edecektir. Bu da başarıya eştir. Rajon Rondo gibi genç ve oyunu okumayı çoktan beynine kazımış bir oyun kurucu ile, Big Three dağılsa bile Celtics başarılı olmaya devam edebilir. Hakettiğinin altında değer görmek bu sezon Celtics ile aynı cümlede kullanılmamalı.

Son Bir Değerlendirme
Garnett, Pierce ve Allen dışında bu takımda 4. “Big” hitap edeceğimiz Rajon Rondo var. Bu 4′lü aynı 5 yıl öncesinin Pistons’ı gibi düzenli bir çark gibi işliyor. Big Three dağılınca açılacak olan geniş salary boşluğu ise Celtics’e birçok yıldızı getirebilecek. Bu da Celtics taraftarlarının sevinmesi için ayrı bir sebep. Benche baktığımızda ise, Celtics yönetimi öyle olumlu işler yapıyor ki takımı bütünlüyorlar. Az önce Pistons’dan bahsetmiştim. Pistons’ın savunma olarak NBA’e hükmettiği dönemde bench sıkıntısı 2005 finalinde kaybetmelerine neden olmuştu. Celtics şuanda NBA’de o seviyede savunma yapan bir takım. Ancak Pistons’tan en büyük farkı benchlerinde ufak ufak ama tam uyumlu oyuncular bulunması. Eddie House bunların başında geliyor. Playoff’larda ritmini buldumu ne kadar korkutucu oluyor biliyoruz. NBA’de belkide şutu en güvenilir isimlerden biri. Rasheed Wallace’a baktığınızda ise birçok takımın benchinde isteyeceği türden şutör bir uzun. Başarılı kariyeride onun bir diğer artısı. Bunların dışında her sezon Celtics çok kritik oyuncuları benchine katıyor. P.J Brown bunlardan biriydi. Leon Powe’u da unutmayalım..
Big Three’den bahsettik, bench gücünden bahsettik peki ya Kendrick Perkins. Perkins, Boston’ın yazının başında dediğim “Altın Çağ”a girmeden önce vasatın altında oynayan, gelişmeye çalışan ama yerinde sayan bir uzunuydu. Altın Çağ başladı o da buna uyum sağlayıp kendini çok geliştirdi. Rajon Rondo’nun oyunu okuma özelliğinin ona etkisi çok büyük, bu yüzden ona şükran borçlu. Kendrick Perkins şu sıralar doğu pivotlarına baktığınızda rahat üst sıralara koyabileceğiniz bir uzun. Bir diğer deneyimimle, Fantasy Lig oyunlarında takımınızın bütünleyici parçalarından biri olacak bir oyuncu. Perkins’in de bu takımda Big Three’den sonra kalma ihtimali yüksek.
Celtics her ne kadar yaşlı bir takım olsada, bütün oyuncular bir bütün gibi görevlerini yerine getirdiği için bu derece başarılılar. Bu sezon başında da söylediğim gibi Celtics benim finalist ve hatta şampiyon adayım.
Enes Gönenç
5 Ara
3SAYI Online Basketbol Dergisinin 3. yıl özel sayısı çıktı.
25 konudan oluşan dergi tam olarak 270 sayfa.
Online okumak için tıklayınız: http://www.3sayi.com
21 Kas
Philips Arena’da oynanan zorlu Hawks-Rockets maçında galip gelen taraf ev sahibi Atlanta Hawks oldu.Josh Smith’in son saniye basketiyle maçı kazanan Hawks maçı 105-103 yenmeyi bildi.
Bu sezon en iyi oyununu ortaya koyan Marvin Williams 29 sayı,9 ribaundla maçı tamamladı.Galibiyeti getiren Smith ise 9 sayı ile maçı bitirdi.
Houston’da T.Ariza 16 sayı,8 ribaundla oynarken,Aaron Brooks 15 sayı ile onu takip etti.
| HOU (7-6) | 26 | 25 | 21 | 31 | 103 |
| ATL (11-2) | 28 | 27 | 22 | 28 | 105 |
21 Kas
Air Canada Center’da yapılan zorlu mücadelede Hidayet’in yeni takımı Toronto Raptors,Miami Heat’i 120-113 ‘lük skorla galip geldi.
Raptors’ta Bargnani 24 sayı attı.Temsilcimiz Hidayet ise 19 sayı,8 ribaundla göz doldurdu.
Heat cephesinde ise Chalmers 30 sayılık performansıyla mağlubiyeti engelleyemedi.
| MIA (7-5) | 24 | 25 | 34 | 30 | 113 |
| TOR (6-7) | 26 | 43 | 20 | 31 | 120 |
21 Kas
LeBron James’in 40 sayılık muhteşem performansıyla Indiana Pacers’ı 105-93 yenmeyi bildi.Pacers son periyota önde girdiği halde Cleveland harika bir basketbolla kazandı.
Pacers’ta ise J.J Hickson’un 15 sayı,7 ribaundluk katkısı maçı koparmaya yetmedi.
| CLE (9-4) | 38 | 28 | 11 | 28 | 105 |
| IND (5-5) | 38 | 23 | 21 | 13 | 95 |
21 Kas
Nefesleri kesen karşılaşma Orlando Magic’in 83-78 üstünlüğüyle sona erdi.Vince Carter’ın 26 sayı,6 asist,6 ribaundla maçı tamamlayan Carter takımını sırtlayan isim oldu.
Boston Celtics’de ise Paul Pierce’ın 21 sayılık performansına rağmen kritik dakikalarda basit top kayıplarıyla maçı yenik tamamladı.
| ORL (10-3) | 29 | 14 | 23 | 17 | 83 |
| BOS (9-4) | 13 | 27 | 19 | 19 | 78 |
14 Kas
Cuma akşamı oynanan Portland Trail Blazers maçında ayağından sakatlanan Hornets’in süper starı Chris Paul’un kulüp tarafından yapılan açıklamasında 2 hafta sağalardan uzak kalacağı ifade edildi.
Haberde Cris Paul’un kısa bir açıklamasına yer verilirlen Chris Paul : ” Maç kaçırmaktan nefret ediyorum . ” dedi.
14 Kas
Lebron James’in 23 numarayı bırakması ve açıklama yapması ardından New York’un 23 nuraması Toney Douglas henüz 23 numarayı bırakmaya hazır olmadığını söledi.
Toney Douglas : “Lebron’un 23 numara ile söledikleri beni ilgilendirmiyor.Şuanda bunun için ne iyi ne de kötü diyemem.”dedi
Toney Douglas : “Michael Jordan,O benim favori oyuncum bu numarayı giymekten gurur duyuyorum.”dedi.
Son Yorumlar