Basketbol ve NBA
İlginç bir takım:Denver
Merhaba sevgili basketbolseverler.2.yazımla sizlere merhaba diyorum.Başlıktan da anlaşılacağı gibi bu yazımda eksileri,artıları,inenleri,çıkanlarıyla Denver’ı enine boyuna ele aldım.
Carmelo’nun takıma katılmasıyla başlayan yükselişleri,geçen sene pik yaptı ve batı finalinde mücadele ettiler. Bunda takım kimyasındaki değişim ve oyuncuların performanslarının artması çok etkili olsa da unutmayalım ki geçen yıl batının favorilerinin(Lakers hariç) formsuz oluşu da Denver’ın yükselişinde yadsınamaz bir gerçek.
Bu seneye bakarsak Denver yine sezona iyi bir başlangıç yaptı ve bu sene de potanın içinde olacağını gösterdi.Herkesin ortak kanaati olan Billups geldi takım savunmayı öğrendi; mantığı aynen devam ediyor.Diğerlerinin de ona uyum sağlaması özellikle taraftarlarını heyecanlandırıyor. Peki bu takım savunmayı gerçekten iyi yapıyor mu?Bu konuda takımın istatistiklerine bakmanız yeterli olacaktır.Maç başına 101 sayı yiyen bir takım sizce iyi bir savunma takımı olur mu?O zaman Boston,Cleveland,Lakers ve hatta ort. 95 sayı yiyen Oklahoma’ya haksızlık yapmış oluruz.Savunmayı takımdan bireysele indirgersek bu takımın savunma üzerine oynayamayacağı çok açık.Öncelikle pota altının bir numaralı ismi Nene kesinlikle savunması zayıf bir oyuncu.Kenyon Martin sakatlığı sonrası bir türlü o şaşalı New Jersey günlerine dönemiyor.C.Andersen ise inanılmaz hırsı ve atletikliği ile takımı ateşleyen bir oyuncu.Kısalara baktığımızda Billups ve Affalo takımın tartışmasız en iyi savunmacıları.Denver’ı iyi takip edenler bilir; özellikle Affalo savunmanın gizli kahramanı.Carmelo,J.R. ve Lawson ise Nba’in kesinlikle iyi savunmacıları değil.Zaten Melo’nun en çok eleştirilen yanı savunması.Kobe,Lebron gibi onun ayarındaki oyuncularla kıyaslarsak hak vermemek mümkün değil.
Yazımın başını okuyan biri bu adam Golden State’i mi anlatıyor diyebilir:) ama bunlar Denver’ın gerçekleri.Savunma faslını geçersek Denver gerçekten çok opsiyonlu bir hücum takımı.Phoenix’le birlikte 108 sayı ile bu alanda liderler.Bu sene şutlarını daha da geliştirip sayı krallığında zirveye yerleşen Melo bu tablonun baş ressamı.Sayı anlamında herşeyi yapıyor.Şutları,penetreleri,boyalı alan oyunları,serbest atışları gerçekten etkileyici.Onla ilgili söyleyecek çok şey var ama takımın starı olduğu için zaten göz önünde.Billups’a gelirsek olgunluk olayını aşmış bir adam.Yıllarca Detroit gibi bir takımı oynatıp altın çağlarını yaşatan Billups’ın Denver’a gelince yaptığı ‘Bu takım Carmelo’nun takımı ve ben onun takımının bir parçasıyım’ sözleri bunun kanıtı.Tüm sporculara örnek olacak bir davranış.(Ne kadar savunmalarını beğenmesemde ) Takım savunmasını başlatan isim Billups.Billups’ın gelişiyle takım savunmaları rezillikten vasata yükseldi:) Diğerlerini de bu konuda motive ettiği kesin. Onun haricinde yine sezon içinde kendini pek sıkmadan takımı oynatıyor.3 lüklerde,serbest atışlarda ise bildiğimiz gibi .Yaşı ilerlediği için enerjisini verimli kullanmak zorunda olduğunu iyi biliyor.
Takımın bir diğer guardı J.R. Smith ise ilginç bir oyuncu.Agresiflikte Artest ve R.Evans’a rakip.Bu yaz da arkadaşının ölümüyle sonuçlanan trafik kazası sebebiyle 24 gün hapis yatarak son noktaya ulaştı..Ama dediğim gibi ilginç adam, şimdi hiçbirşey yokmuş gibi oyununu oynuyor.Başka biri olsa kolay kolay toparlanamazdı.Bunda Denver yönetiminin verdiği destek ve en önemlisi J.R Smith’in vicdanına yenilip büyük pişmanlık duyması baş rol oynadı.Umarım böyle devam eder. Oyun olarak geçen seneki gibi.Potaya çılgınca dalışları,ilginç şutları ve dinamizmiyle takımın önemli bir silahı.Melo’dan sonra spektaküler sayılar atabilecek tek Denver’lı.Günün de olduğunda öyle saçma sapan atışları(özellikle 3lükler) giriyor ki şaşırmamak elde değil.Ty Lawson ise Denver’ın sürpriz çaylağı..Ortalama 20 dk. oynayıp 7.9 sayı atıyor.Ama bundan önemlisi neredeyse %5o ile atması ve takıma çok çabuk uyum sağlaması.Bana geçen yıl ki C.Lee’yi hatırlatıyor..Şutları çok iyi ve gelişmeye elverişli bir atış stili var.Özellikle Melo’nun kenarda olduğu bazı anlarda hücumu tamamen onun sürüklemesi özgüveni için çok iyi.Cesaretini anlatmak için Lakers maçında vurduğu smaç sanırım yeterli.Takımın bir diğer guardı Affalo yazımın başlarında da söylediğim gibi savunmanın gizli kahramanı.Nerede durması gerektiğini çok iyi biliyor.Sanırım Detroit’ten beri Billups’la oynaması onu bu alanda geliştirmiş.İstatistikleri ise hücum anlamında düşük yüzdeyle atması dışında Lawson la aynı ama kesinlikle onun gibi göze batmıyor.A.Carter ise bu etkili gençlerin yanında ilerleyen yaşıyla iyice gözden düşüyor.
Uzunlara baktığımızda Nene buranın efendisi.Geçen yıl testis kanserini yenen Nene kendini her yıl geliştiriyor.Hatta bu sene batıda uzun kıtlığı olduğundan All Star için adı geçiyor.Pota altı bitiriciliği Boozer gibi olmasa da iyi.Ama onun asıl avantajı bileklerinin yumuşaklığı değil dinamizmi ve kalın bir oyuncu olması.Bu sayede boyalı alanı çok iyi kullanıp tutulması zor bir adam oluyor.Savunmadaki ise esas sorunu konsantre olamaması ve kollarının kısa olması.İlk 5 in diğer uzunu K.Martin ise maalesef geçirdiği ağır sakatlıklar sebebiyle bu takıma potansiyelinin anc ak yarısın veriyor.Bu takıma savunması için alınsa da hücumda da fena değil.10-7 lik bir sayı ribaunt istatistiği var.Pozisyonu için biraz ince kalsa da onun asıl silahı hırs olduğundan 4 numarayı idare ediyor.
Diğer uzunlardan Balkman,Petro ve M.Allen’ı geçersek C.Andersen var.Namı-diğer Kuşadam..O da uyuşturucu madde gerekçesiyle 2 yıl basketboldan uzak kalmıştı.Ama o da J.R. gibi hiçbirşey olmamışçasına oyununa baktı ve geçen seneyi iyi geçirdi. Tüm vücudunu kaplayan dövmeleriyle,garip sevinçleriyle tam da bu çılgın takıma göre.Enerjisini tüm salona hissettiren Andersen yaptığı unti-insani bloklarla ve potayı kırmaya çalıştığı smaçlarla sempatik bir adam haline geldi.Bu enerjisi takımı eksta ateşleyip savunma dinamizmini kazandırıyor.Bir de takımın müthiş kondisyoneri Steve Hess’ten bahsetmek istiyorum.Billups başta olmak üzere takıma koç Karl’dan bile daha yakın.Kondisyon programlarını çok özel seçiyor ve oyunculara öyle aşılıyor ki çoğu ekstra antrenman yapıyor.Birçok Nba takımının peşinde olduğu Hess, içindeki Denver aşkıyla bu takıma uzun yıllar hizmet edecektir.
Kaliteli ve geniş kadrosuyla Denver savunmada hala tatmin edici olamasa da hücumdaki zenginliğiyle bu yıl da en azından batı finalini hedefliyor.Bence Lakers’ın en büyük rakibi.Dallas ve Phoenix ne kadar iyi olsa da Denver onlardan daha komple bir takım.Son olarak Carmelo,J.R.Smith,K.Martin, Andersen ve eski bad boy Billups’la şampiyonluğun 1 numaralı favorisi olmasa da kavgaya tutuşulmaması gereken 1 numaralı takım oldukları kesin:)….
Uykusuz Nba Geceleri Dileğiyle M.Akif KARABULUT
| Print article | This entry was posted by 23lebronjames on 17 Aralık 2009 at 21:01, and is filed under NBA. Follow any responses to this post through RSS 2.0. Yorum veya kendi sitenizden geribildirim yapabilirsiniz. |