Basketbol ve NBA
23lebronjames
Bu kullanıcı herhangi bir kişisel bilgi paylaşmamış
23lebronjames tarafından yayınlananlar
2009-2010′un Yükselenleri
7 Oca
Merhaba sevgili basketbolseverler… Harika maçlara sahne olan uzun NBA maratonu biz NBA takipçileri için bulunmaz bir nimet. Üzerine kafa yorulacak, tartışılacak ve yazılacak o kadar çok şey var ki.. Ben de sizlere bu sene performanslarını arttıran birkaç oyuncudan bahsedeceğim….
Zach Randolph
Bu yıl beni en çok şaşırtan çıkışı Zach yaptığı için 1 numaram. Demek ki Zach’in dilinden bizler anlamıyormuşuz. Yeteneğinden kimsenin şüphe etmediği ve 2003-2004 te MIP olan bu adamı sırf mentalitesi yüzünden bu seneye kadar takımında görmek isteyecek çok az kişi vardır. Ama o kendi gibi sorumsuzların içine düşünce (Memphis’e) 2 eksi bir artı hesabı takıma çok faydalı oldu ve bizleri şaşırttı. Memphis’in şuan ki istatistiksel lideri durumunda. Maç başına 19.6 sayı 11 ribaunt gerçekten göz kamaştırıcı. NBA’de 20-10 civarı oynayan 3-4 oyuncudan biri.. Özellikle Marc Gasol’la olan uyumu harika. Savunmada, Gasol onun da görevine ortak olup Zach’in kendini hücumu vermesini sağlıyor. O da bizlere NBA’in en iyi pota altı bitiricilerinden olduğunu gösteriyor.. Boyalı alan oyunlarıyla ve 3 lük çizgisini dahi aşabilen şutlarıyla muazzam bir hücumcu. Savunmada hala zaafları olsa da takımı ateşlediği bir gerçek. Özellikle son dönemde Memphis’in yakaladığı çıkışın baş mimarı. Bazen kendini kaybedip sayı-ribaunt istatistiğinde 25-15’i geçip yeteneğinin sınırlarını bizlere gösteriyor. Umarım bundan sonra da Zach bu performansını sürdürür ve Memphis’i izlememiz için bir sebep olur.
Brook Lopez
Çöküşteki New Jersey’in Harris’le birlikte geleceği. Geçen yıl draft edildiğinde kimse ondan böylesine bir performans beklemiyordu. İyi bir takım oyuncusu olacağı kesindi fakat o gözünü yıldızlığa dikmişti. 19.1 sayı 9.7 ribaunt ve 2 top çalma istatistiği sanırım çok şey anlatıyor. Oyun bilgisi bu yaşta bu kadar iyi olan uzun bir Duncan’ı hatırlıyorum. Pota altında uzun kollarıyla her topu çembere bırakabiliyor. Girmeyen şutları takip edip tiplemesi de ayrı bir avantajı. Çok geniş bir oyuncu olmadığı için rakip uzunlar pota altına rahat girse de burada blok sezgisini konuşturuyor. Ayrıca durması gerektiği yeri iyi bildiğinden bu fiziki açığını kapatıyor. Her ne kadar süper star seviyesine çıkamayacak olsa da NBA’in hatırı sayılır uzunlarından olacağı kesin..
Carl Landry
NBA’de 3. yılını geçiren Landry de Zach ve Brook Lopez gibi patlama yapan uzunlardan. Kendisini yılın en çok gelişme kaydeden oyuncusu (MIP) adayı olarak görüyorum. Yao ve T-Mac’in sakatlık kurbanı olduğu bu sene kimse onlardan böyle bir performans beklemiyordu. Bunun en büyük sebebi şüphesiz takımın %100, Landry’nin %200 performansla oynamasıdır. Önceki 2 senesinde güzel smaçları haricinde pek dikkat çekmeyen Landry belki de bir daha yaşayamayacağı bir altın sezon geçiriyor. 26 dk. Süre içinde 16.6 sayı ve 5.6 ribaunt ortalamaları; tam anlamıyla muazzam bir performans. Bençten gelip takımı adeta sürüklüyor. Atletik, güçlü, cesur bir oyuncu ve smaç vurmaya bayılıyor:) Gereksiz şutlarından kaynaklanan açığı smaçlarıyla kapatıp %50 saha içi isabetini yakalamış durumda. Scola, Hayes gibi takım arkadaşlarına uyarak o da boyunun çok üstünde değerlendirilmesi gereken bir oyuncu olduğunu gösterdi. Bu dinamik adam da yıldız ışığı göremesem de konsantrasyonunu biraz daha savunmaya vererek daha iyi yerlere gelebileceğini düşünüyorum .
Tyreke Evans
Sene başında Jennings fırtınasında pek görünmeyen Evans’ın kaderi K.Martin’in sakatlanmasıyla değişti. Herkes Sacramento’dan umudu kesmişken bu genç adam Sacramento’ya güneş gibi doğdu. Öncelikle çaylaklar içerisinde pozisyonuna göre fiziği NBA’e en uygun oyuncu. Bunu harika kullanıyor. Çaylak yılında böylesine potaya penetre edebilen özel guardlar kolay bulunmuyor. Oyun stili ve güçlü fiziğiyle D.Rose tarzı bir oyuncu. Korkmadan şut atabilmesi de çok önemli bir özelliği.. Şu an yılın çaylağı ödülünün 1 numaralı adayı. Jennings’i geçmesinin 2 büyük nedeni var.1.’si Evans takım oyununu ön planda tutan bir oyuncu.. Jennings ise O.J. Mayo gibi kendine oynayan bir oyuncu. 2. neden ise Redd’in dönüşüyle Jennings’in daha az top kullanması.. K.Martin’in dönmesiyle Evans’ın 20 sayı, 5 ribaunt, 5 asist civarı olan ortalaması düşecek olsa da Jennings’in durumuna düşmeyeceğine eminim..
Ersan İlyasova
İlk Milwaukee deneyiminde istediğini veremeyen Ersan, Barcelona’da kendini tekrar ispatlayıp, 2. kez Milwaukee’nin yolunu tuttu. Bu kez işler daha farklıydı. Ersan özgüven sorununu aşmıştı ve Skiles’ın gözüne girmeyi başarmıştı. Ersan’ın lehine olan bir diğer gelişme de Redd’in sakatlanması oldu. Böylece Takım Ersan ve Jennings merkezli oynamaya başladı. Tabi Ersan’ımız da aldığı her dakikanın kullandığı her topun hakkını fazlasıyla verdi. Kendinden 1 gömlek üstün 4 numaralarla adeta meydan savaşı yaptı. Enerjisini oyunun 2 yönüne de vererek günümüz ideal NBA oyuncusu kıvamına geldi. Hücum repertuarında her şeyden azar azar var. Şut atıyor, turnike bırakıyor, boyalı alanda fena değil. İşin savunma yanında ise Avrupalı olmanın avantajını görüyor..O kene gibi rakibe yapışma esaslı savunma anlayışının temsilcilerinden biri de Ersan.. Her zaman söylerim. Yararlılık bakımından Milwaukee’nin en faydalı oyuncusu durumunda (25 dk., 11.7 sayı,7.1 ribaunt) Son birkaç maçta kötü oynamasına rağmen bu ortalamayı tutturmuş durumda (Zaten bu yazıyı 1 ay önce yazsaydım kimse niye Ersan bu listeye girmiş diye düşünmezdi). Hedo ve Memo’dan bekleneni alamadığımız bu sezon yüzümüzü güldüren Ersan’a teşekkürlerimi sunuyorum..
Yükselenler listesine Kaman, Noah, J.Thompson, Crawford ve K.Love gibi daha birçok isim eklenebilir. İtirazım yok. Fakat ben bu isimleri seçerken performanslarını tüm seneye yaymalarını ve beklentileri ne kadar karşılayabildiklerini göz önüne alarak yazdım. Son olarak ribaund canavarı olan G.Wallace, rahatlıkla süper star diyebileceğimiz Durant ve Hedo’nun takım arkadaşı Bosh’u unutmadığımı ve bu isimler kendilerinden beklenen gelişimi gösterdiği için yazımda yer vermediğimi belirtmek isterim. Umarım Ersan’ın yanında diğer temsilcilerimiz Hido ve Memo da bu listenin müdavimleri arasına isimlerini yazdırırlar ve bizi gururlandırmaya devam ederler.
M.Akif KARABULUT makifkarabulut@3sayi.com
İlginç bir takım:Denver
17 Ara
Merhaba sevgili basketbolseverler.2.yazımla sizlere merhaba diyorum.Başlıktan da anlaşılacağı gibi bu yazımda eksileri,artıları,inenleri,çıkanlarıyla Denver’ı enine boyuna ele aldım.
Carmelo’nun takıma katılmasıyla başlayan yükselişleri,geçen sene pik yaptı ve batı finalinde mücadele ettiler. Bunda takım kimyasındaki değişim ve oyuncuların performanslarının artması çok etkili olsa da unutmayalım ki geçen yıl batının favorilerinin(Lakers hariç) formsuz oluşu da Denver’ın yükselişinde yadsınamaz bir gerçek.
Bu seneye bakarsak Denver yine sezona iyi bir başlangıç yaptı ve bu sene de potanın içinde olacağını gösterdi.Herkesin ortak kanaati olan Billups geldi takım savunmayı öğrendi; mantığı aynen devam ediyor.Diğerlerinin de ona uyum sağlaması özellikle taraftarlarını heyecanlandırıyor. Peki bu takım savunmayı gerçekten iyi yapıyor mu?Bu konuda takımın istatistiklerine bakmanız yeterli olacaktır.Maç başına 101 sayı yiyen bir takım sizce iyi bir savunma takımı olur mu?O zaman Boston,Cleveland,Lakers ve hatta ort. 95 sayı yiyen Oklahoma’ya haksızlık yapmış oluruz.Savunmayı takımdan bireysele indirgersek bu takımın savunma üzerine oynayamayacağı çok açık.Öncelikle pota altının bir numaralı ismi Nene kesinlikle savunması zayıf bir oyuncu.Kenyon Martin sakatlığı sonrası bir türlü o şaşalı New Jersey günlerine dönemiyor.C.Andersen ise inanılmaz hırsı ve atletikliği ile takımı ateşleyen bir oyuncu.Kısalara baktığımızda Billups ve Affalo takımın tartışmasız en iyi savunmacıları.Denver’ı iyi takip edenler bilir; özellikle Affalo savunmanın gizli kahramanı.Carmelo,J.R. ve Lawson ise Nba’in kesinlikle iyi savunmacıları değil.Zaten Melo’nun en çok eleştirilen yanı savunması.Kobe,Lebron gibi onun ayarındaki oyuncularla kıyaslarsak hak vermemek mümkün değil.
Yazımın başını okuyan biri bu adam Golden State’i mi anlatıyor diyebilir:) ama bunlar Denver’ın gerçekleri.Savunma faslını geçersek Denver gerçekten çok opsiyonlu bir hücum takımı.Phoenix’le birlikte 108 sayı ile bu alanda liderler.Bu sene şutlarını daha da geliştirip sayı krallığında zirveye yerleşen Melo bu tablonun baş ressamı.Sayı anlamında herşeyi yapıyor.Şutları,penetreleri,boyalı alan oyunları,serbest atışları gerçekten etkileyici.Onla ilgili söyleyecek çok şey var ama takımın starı olduğu için zaten göz önünde.Billups’a gelirsek olgunluk olayını aşmış bir adam.Yıllarca Detroit gibi bir takımı oynatıp altın çağlarını yaşatan Billups’ın Denver’a gelince yaptığı ‘Bu takım Carmelo’nun takımı ve ben onun takımının bir parçasıyım’ sözleri bunun kanıtı.Tüm sporculara örnek olacak bir davranış.(Ne kadar savunmalarını beğenmesemde ) Takım savunmasını başlatan isim Billups.Billups’ın gelişiyle takım savunmaları rezillikten vasata yükseldi:) Diğerlerini de bu konuda motive ettiği kesin. Onun haricinde yine sezon içinde kendini pek sıkmadan takımı oynatıyor.3 lüklerde,serbest atışlarda ise bildiğimiz gibi .Yaşı ilerlediği için enerjisini verimli kullanmak zorunda olduğunu iyi biliyor.
Takımın bir diğer guardı J.R. Smith ise ilginç bir oyuncu.Agresiflikte Artest ve R.Evans’a rakip.Bu yaz da arkadaşının ölümüyle sonuçlanan trafik kazası sebebiyle 24 gün hapis yatarak son noktaya ulaştı..Ama dediğim gibi ilginç adam, şimdi hiçbirşey yokmuş gibi oyununu oynuyor.Başka biri olsa kolay kolay toparlanamazdı.Bunda Denver yönetiminin verdiği destek ve en önemlisi J.R Smith’in vicdanına yenilip büyük pişmanlık duyması baş rol oynadı.Umarım böyle devam eder. Oyun olarak geçen seneki gibi.Potaya çılgınca dalışları,ilginç şutları ve dinamizmiyle takımın önemli bir silahı.Melo’dan sonra spektaküler sayılar atabilecek tek Denver’lı.Günün de olduğunda öyle saçma sapan atışları(özellikle 3lükler) giriyor ki şaşırmamak elde değil.Ty Lawson ise Denver’ın sürpriz çaylağı..Ortalama 20 dk. oynayıp 7.9 sayı atıyor.Ama bundan önemlisi neredeyse %5o ile atması ve takıma çok çabuk uyum sağlaması.Bana geçen yıl ki C.Lee’yi hatırlatıyor..Şutları çok iyi ve gelişmeye elverişli bir atış stili var.Özellikle Melo’nun kenarda olduğu bazı anlarda hücumu tamamen onun sürüklemesi özgüveni için çok iyi.Cesaretini anlatmak için Lakers maçında vurduğu smaç sanırım yeterli.Takımın bir diğer guardı Affalo yazımın başlarında da söylediğim gibi savunmanın gizli kahramanı.Nerede durması gerektiğini çok iyi biliyor.Sanırım Detroit’ten beri Billups’la oynaması onu bu alanda geliştirmiş.İstatistikleri ise hücum anlamında düşük yüzdeyle atması dışında Lawson la aynı ama kesinlikle onun gibi göze batmıyor.A.Carter ise bu etkili gençlerin yanında ilerleyen yaşıyla iyice gözden düşüyor.
Uzunlara baktığımızda Nene buranın efendisi.Geçen yıl testis kanserini yenen Nene kendini her yıl geliştiriyor.Hatta bu sene batıda uzun kıtlığı olduğundan All Star için adı geçiyor.Pota altı bitiriciliği Boozer gibi olmasa da iyi.Ama onun asıl avantajı bileklerinin yumuşaklığı değil dinamizmi ve kalın bir oyuncu olması.Bu sayede boyalı alanı çok iyi kullanıp tutulması zor bir adam oluyor.Savunmadaki ise esas sorunu konsantre olamaması ve kollarının kısa olması.İlk 5 in diğer uzunu K.Martin ise maalesef geçirdiği ağır sakatlıklar sebebiyle bu takıma potansiyelinin anc ak yarısın veriyor.Bu takıma savunması için alınsa da hücumda da fena değil.10-7 lik bir sayı ribaunt istatistiği var.Pozisyonu için biraz ince kalsa da onun asıl silahı hırs olduğundan 4 numarayı idare ediyor.
Diğer uzunlardan Balkman,Petro ve M.Allen’ı geçersek C.Andersen var.Namı-diğer Kuşadam..O da uyuşturucu madde gerekçesiyle 2 yıl basketboldan uzak kalmıştı.Ama o da J.R. gibi hiçbirşey olmamışçasına oyununa baktı ve geçen seneyi iyi geçirdi. Tüm vücudunu kaplayan dövmeleriyle,garip sevinçleriyle tam da bu çılgın takıma göre.Enerjisini tüm salona hissettiren Andersen yaptığı unti-insani bloklarla ve potayı kırmaya çalıştığı smaçlarla sempatik bir adam haline geldi.Bu enerjisi takımı eksta ateşleyip savunma dinamizmini kazandırıyor.Bir de takımın müthiş kondisyoneri Steve Hess’ten bahsetmek istiyorum.Billups başta olmak üzere takıma koç Karl’dan bile daha yakın.Kondisyon programlarını çok özel seçiyor ve oyunculara öyle aşılıyor ki çoğu ekstra antrenman yapıyor.Birçok Nba takımının peşinde olduğu Hess, içindeki Denver aşkıyla bu takıma uzun yıllar hizmet edecektir.
Kaliteli ve geniş kadrosuyla Denver savunmada hala tatmin edici olamasa da hücumdaki zenginliğiyle bu yıl da en azından batı finalini hedefliyor.Bence Lakers’ın en büyük rakibi.Dallas ve Phoenix ne kadar iyi olsa da Denver onlardan daha komple bir takım.Son olarak Carmelo,J.R.Smith,K.Martin, Andersen ve eski bad boy Billups’la şampiyonluğun 1 numaralı favorisi olmasa da kavgaya tutuşulmaması gereken 1 numaralı takım oldukları kesin:)….
Uykusuz Nba Geceleri Dileğiyle M.Akif KARABULUT

Son Yorumlar