NBA Haber
Basketbol ve NBA
Basketbol ve NBA
18 Ara
Phoenix ile Orlando arasında gerçekleşen takasta Hidayet yuvaya geri döndü. Boşa geçen 1,5 yılın acısını çıkarır mı dersiniz.
Haberin Ayrıntılarına aşağıdaki linklerden ulaşabilirsiniz.
http://www.3sayi.com/hidayet-turkoglu-orlando-magicte.html
http://www.3sayi.com/hedo-turkoglu-efsanesi-geri-mi-donuyor.html
10 Tem
LeBron James planı tutmayan Chicago Bulls, başka transferlere yöneldi. Chicago Bulls’un Utah Jazz’da forma giyen şimdi ise serbest kalan Kyle Korver ile 3 yıllığına 15 milyon dolara anlaştı.
2.5 yıldır Utah Jazz’da forma giyen öncesinde de Philadelphia 76′ers’da oynayan 29 yaşındaki Kyle Korver, geçen yıl 7.2 sayı, 2.1 ribaunt, 1.7 asist, % 49.3 şut, % 79.6 serbest atış ortalama ile oynamıştı.
9 Tem
NBA yıldızlarından LeBron James, yeni sezonda takımı Cleveland Cavaliers’den ayrılarak, Miami Heat’te oynayacağını açıkladı.
Uzun süredir hangi takıma gideceği tüm dünyada merak konusu olan ”kral” lakaplı James, kararını Amerikan spor kanalı ESPN’nin kendisiyle yaptığı 1 saat süren özel yayında duyurdu.
NBA’de son iki sezonda En Değerli Oyuncu (MVP) seçilen James, bu kararıyla, yeni sezonda iki All-Star oyuncusu Dwyane Wade ve Chris Bosh ile aynı takımın formasını giyecek. Wade, yeni sezonda takımı Miami Heat’te kalacağını, Bosh da Toronto Raptors’tan ayrılarak, Heat’te oynama kararı aldığını açıklamıştı.
ABD’nin Connecticut eyaletinin Greenwich kentinden yapılan canlı yayında James, ”Wade ve Bosh, iki büyük oyuncu ve benim de katılmamla gerçekten iyi bir takım olacağız” dedi.
Kararını Perşembe sabahı annesine danışarak verdiğini kaydeden James, ”Yeteneklerimi South Beach’e (Miami’nin ünlü plajı) taşıyacağım ve Miami Heat’e katılacağım. Şimdi ve gelecekte kazanmak için bunun bana en iyi fırsatı sunacağını hissediyorum. Sadece normal sezonda kazanmayı değil, şampiyonluk istiyorum” diye konuştu.
James, ayrılma kararı aldığı Cavaliers ile ilgili de, ”Cleveland’ı hiçbir zaman terk etmek istemedim, kalbim her zaman orada olmaya devam edecek. Cleveland taraftarları karışık duygular içinde olabilir, ama Akron benim her zaman evim olacak” dedi.
HİÇ ŞAMPİYONLUK GÖREMEDİ
Kariyeri boyunca 28 civarında sayı ortalamasıyla oynayan ve NBA tarihindeki en başarılı oyunculardan biri kabul edilen 25 yaşındaki James, 2003 yılında kendisini ”draft” eden Cleveland Cavaliers’te iki kez MVP seçilmiş, 6 kez de All-Star forması giymiş olmasına rağmen hiç şampiyonluk göremedi.
Yeni sezon için takımı Cleveland Cavaliers’in yanı sıra Miami Heat, Chicago Bulls, New York Knicks, New Jersey Nets ve Los Angeles Clippers’tan teklif alan James’in hangi takımı seçeceği, ABD ve dünya kamuoyunda merakla bekleniyordu. James’in Miami Heat’i seçmesinde, NBA’in diğer önemli iki yıldız oyuncusu Wade ve Bosh ile aynı takımda oynama fikrinin belirleyici olduğu yorumları yapılıyor.
MİAMİ’DE SEVİNÇ, CLEVELAND’DA HÜZÜN
James’in kararı, Miami’yi sevince boğarken, Cleveland’da ise hüzün ve öfkeye neden oldu. James’ın kararını Miami’deki bir lokantada televizyondan izleyen Dwyane Wade, yıldız oyuncunun ”Miami Heat” demesiyle, sevinç çığlığı atarken, ”Bu, çok çılgınca bir şey olacak. Heat tarihinde yeni bir bölüm başlıyor” yorumunu yaptı.
Heat Başkanı Pat Riley de, açıklamasında, ”LeBron James ve Chris Bosh’un Miami’ye gelerek, büyük oyuncumuz Dwyane Wade ile güçlerini birleştirme kararı almalarından dolayı çok heyecanlıyız. Taraftarlarımızın uzun süre gurur duyacağı bir şeyi inşa etme fırsatını sabırsızlıkla bekliyoruz” dedi.
James’in kararını açıklamasının ardından, Miami sokaklarında da kutlamalar yapıldı.
Öte yandan, James’in yeni sezonda takım arkadaşı olacak Chris Bosh da, Twitter’dan gönderdiği mesajda, gelişmeden duyduğu heyecanı dile getirdi.
Cleveland’da ise bazı taraftarlar LeBron James’in formasını yakarken, Cavaliers’in sahibi Dan Gilbert da, takımın internet sitesinde yayımladığı mektupta, James’i bencillikle suçlarken, ”Size garanti veriyorum; Cleveland Cavaliers, eski ‘kral’dan (LeBron James) daha önce NBA şampiyonu olacak” ifadesini kullandı.
9 Tem
LeBron James ‘in kariyerine Miami Heat’de devam edeceğini açıklaması Cleveland Cavaliers’in sahibi Dan Gilbert’ı çileden çıkardı. Dan Gilbert, LeBron James’e çok ağır suçlamalar yöneltip “O korkakça Cleveland’a ihanet etti” dedi.
Taraftarın gözünde ilah olarak kabul edilen LeBron James ‘in Boston Celtics ile oynanan play-off serisinde takımını yalnız bıraktığını ve de bu sebeple finale yükselemediklerini belirten hatta maçların kasetlerinin bir kez daha izlenmesini tavsiye eden Dan Gilbert, yıldız oyuncunun Cleveland’dan ayrılmayı çok öncesinden kafasına koyduğunu söyledi. Gilbert, “Sadece 32 sayı farkla kaybettiğimiz 5′nci maç değil, ikinci, dördüncü ve altıncı maçlarda da James arkadaşlarını terketti.Spor tarihinde hiçbir süper yıldız takımını bu şekilde ortada bırakmamıştır” sözlerini sarfetti.
LeBron James ‘in şampiyon olabilmek için ancak iki yıldız oyuncuya ihtiyaç duyduğunu anladıklarını belriten Gilbert, “Buradan Cleveland taraftarına söz veriyorum ki LeBron James ve Miami Heat şampiyonluk yaşamadan önce biz Cleveland olarak şampiyonluğa ulaşacağız. Bunun için tüm enerjimizi ortaya koyacağız” dedi.
10 May
Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi’nde (NBA) doğu konferansı yarı finalinin ilk maçında, Cleveland Cavaliers, evinde Boston Celtics’i 101-93 yenerek, seride 1-0 öne geçti.
Cleveland’da Quicken Loans Arena’da oynanan maçta, sahanın en skorer oyuncusu 2. kez üst üste En Değerli Oyuncu (MVP) seçilen Cavaliers’dan Lebron James oldu.
James, 35 sayı, 7 ribaunt, 7 asistle takımının galibiyetine büyük katkı sağladı. Cavaliers’de Mo Williams 20 sayı, 6 asist, Shaquille O’Neill, 11 sayı, 4 ribaunt, Antawn Jamison da 7 sayı 9 ribauntla oynadı.
Celtics’de takımın en skorer oyuncusu 27 sayı 12 asistle ”double-double” yapan oyun kurucu Rajon Rondo oldu. Boston ekibinde Kevin Garnett 18 sayı, 10 ribauntla ”double-double” yaptı, Ray Allen, 14 sayı, Paul Pierce 13 sayı kaydetti.
Boston Celtics, karşılaşmanın ilk çeyreğini 26-20, devreyi 54-43 önde kapattı. Cavaliers 3. çeyrekte 36 sayı atarak, bu çeyreği 79-78 önde tamamladı. Maçın bitimine 5 dakika kala skor 90-90 oldu. Son 5 dakikada Shaquille O’Neill’in 4, Lebron James’in 7 sayısına sadece Rondo’nun 1 serbest atışı ve Garnett’in basketiyle karşılık verebilen Celtics, 101-93 mağlup oldu.
Serinin 2. maçı yarın Cleveland’da oynanacak.
-LEBRON JAMES-
Lebron James maçtan önceki açıklamasında, bu sezon da geçen sezonki gibi MVP seçildiğini doğruladı ve ödülü iki sezon üst üste kazanmaktan memnuniyet duyduğunu belirtti.
25 yaşındaki Lebron James, bu sezon 29.7 sayı, 7.3 ribaunt ve 8.6 assist ortalamalarıyla takımına büyük katkı yaptı.
James, en az 2 kez art arda MVP seçilen 10. NBA oyuncusu oldu. Daha önce, Bill Russell, Wilt Chamberlain, Kareem Abdul-Jabbar, Moses Malone, Larry Bird, Magic Johnson, Michael Jordan, Tim Duncan ve Steve Nash en az 2 sezon art arda MVP seçilmişti. Russel, Chamberlain ve Bird, 3 sezon art arda MVP seçildi.
James, açıklamasında 2 kez üst üste MVP seçilerek bu isimlerle bir arada anılmanın gurur verici olduğunu söyledi. Lebron James, ”Doğrusunu söylemek gerekirse bu başarılması zor bir şey. Bireysel olarak bunu yapmak ve sevdiğin bir kentte, sevdiğin takım arkadaşlarının arasında yeteneğini göstermek süper” dedi.
NBA, henüz Lebron James’in MVP seçilmesiyle ilgili resmi açıklamayı yapmadı. Lebron James, geçen sezon 121 oyun 109′unu alarak MVP seçilmişti.
9 May
NBA’de play-off heyecanı devam ediyor. Batı Konferansı yarı final mücadelesinde Phoenix Suns AT&T Center’da konuk olduğu San Antonio yu 110-96 mağlup ederek seride durumu 3-0′a getirdi.
Maça damgasını vuran isim ise bir play-off maçının son çeyreğinde takımının kaydettiği 39 sayıdan 24′üne imza atan Goran Dragic oldu.
Phoenix Suns’ın tecrübeli oyuncusu Grant Hill son periyot ve Dragic’i “Hayatımda play-offlarda gördüğüm en iyi son çeyrek performansıydı” şeklinde yorumladı. Maçı 26 sayı 2 ribaund, 3 asist ile bitiren 1986 Ljubljana doğumlu Yugoslav guard’a Suns’da eşlik eden 21 sayısı ile Jason Richardson oldu.
San Antonio Spurs’te ise sayı yükünü çeken Manu Ginobili’nin 27 sayı, 5 asist, 1 ribaundluk performansı yenilgiyi önleyemedi.
Öte yandan gecenin diğer maçında ise Cleveland Boston Celtics’i deplasmanda 124-95 mağlup ederek seride 2-1 öne geçti.
[contact-form 404 "Not Found"]9 May
Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi’nde (NBA), Mehmet Okur’un takımı Utah Jazz, sahasında New Orleans Hornets’i 102-88 ile geçerken, milli basketbolcu 25 sayıyla maçın en skorer ismi oldu.
Energy Solutions Arena’da 19 bin 911 kişinin izlediği karşılaşmanın 38 dakikasını sahada geçiren Okur, 25 sayı, 7 ribaunt ve 4 asistle etkili bir oyun sergiledi. Okur’un takım arkadaşlarından Deron Williams 20 sayı, 13 asist ve 2 ribaunt kaydederken, Ronnie Brewer da 16 sayı ve 5 ribaunt üretti.
Chris Paul’ün 24 sayı, 7 ribaunt ve 5 asisti ile Rasual Butler’in 21 sayı ve 1 ribaundu ise Hornets’in yenilgisini önleyemedi.
Maçın ilk çeyreği, Jazz’ın 28-21 üstünlüğüyle sona ererken, devre de bu takımın 84-76 lehine tamamlandı. Karşılaşmanın 3. periyodunu da 84-76 önde tamamlayan Jazz, sahadan da 102-88 galip ayrılmayı bildi.
Kuzeybatı grubunda 3. sırada bulunan Jazz, bu sezon çıktığı 56 maçta 33 galibiyet, 23 de yenilgi aldı.
9 May
Utah maça Kobe’ye getirdiği ikili sıkıştırmalarla savunmada kısa süreliğine etkili göründü ve Deron Williams’ın iki asist iki üçlüğüyle skoru erkenden 11-4 yaptı. Ancak Kobe’ye yardımı getiren oyuncu (ilk çeyrek genelince Miles oldu bu) rotasyonda gecikip Kobe’nin de pas vermeye niyetli olduğu bir geceye denk gelince çoğu Lakers hücumunun boş oyuncunun şutuyla bittiğini gördük. Bu double teamlerin nimetinden yararlanan bir numaralı isim son zamanlarda felaket üçlük atan Artest oldu doğal olarak. Kullandığı 4 üçlüğün 3’ünü kaçırdı yine ama yaptığı savunmanın ödülü olan bir iki basketle birlikte ilk yarıda 10 sayıya kadar ulaştı. İlk çeyrek, 4 üçlük bulan Utah takımının 7 sayı 4 asist yapan Deron Williams’tan en fazla katkı aldığı bölümdü maç boyunca. Lakers hücumda sahip olduğu bariz üstünlükleri rakibe karşı uygulasa da Utah da bir şekilde maça tutundu ve çeyrek 23-27 LA üstünlüğüyle sonuçlandı.
İkinci çeyreğe Lakers yine Kobe’nin içeri ve dışarı çıkardığı boş pozisyonlardan bol bol sayı üreterek başladı, ancak rakiplerinde ilk çeyreğin aksine tam bir kaos havası hakimdi. Savunmada zaten gelen geçen turnikeyi bıraktı orasını zaten playofflar boyunca gördük kendilerinde ama hücumda da çok zorlandılar. Mesela Korver’ın 14-15 saniye topla olduğu yerde durup, süreyi verdiği pası geri alıp şut atarak bitirdiği bir pozisyon var. Diğer bir saçmalık da çeyreğin sonunda Price’ın Koufos’a fırlattığı alley oop pasıydı. Pas potaya yaklaştığında Koufos panyanın arkasındaydı neredeyse. Utah’ı hücumda kurtaran şey ise Millsap’in topsuz alandaki yaratıcılığı ve bu maçta tanık olduğum topla kendine pozisyon yaratma becerisiydi. Hücum ribaundlarını da atlamayalım tabii ki. Özellikle Millsap’in yardımlarıyla (bu çeyrekte 4 tane çekti) devrenin sonunda 11-12 hücum ribaunduna ulaşmıştı Jazz. Tabii bu kesinlikle pota altında üstünlük kurdukları anlamına gelmesin çünkü Lakers hücumda içeriden komik denecek kadar rahat bitiriyordu. Bir takımın en büyük skor katkısı yapan ismi boy olarak pozisyonuna göre eksik olan biri olunca savunmada bu çeşit zorluklar yaşıyorsunuz elbette. Özellikle karşınızdaki takım Lakers ise. Sonuç olarak Gasol 13, dışarıda sürekli boş kalmasına rağmen sayılarını içeriden üreten Artest 12 ve tek bacağının bir kısmı çalışmayan (öyle söyleniyor en azından) Bynum’dan 11 sayı geldi. Kobe şut olarak pek verimli başlayamasa da 8 sayı ve 7 asistle takımına katkı yapmayı başardı. Utah’ta başı çeken isim ise 16 sayısının 14’ünü 2. çeyrekte bulan Millsap idi. Aynı Millsap’in 6’sı hücumda 8 ribaund da aldığını söylemeliyim.
İkinci yarıya Lakers maçın genelinde olduğu gibi iyi başlasa da kaçan şutlar ve top kayıplarının hakim olduğu kısa bir süreçte Miles, Boozer ve Williams’ın attıkları sayılarla fark 9’a kadar indi. Tabii Lakers Gasol ve Bynum’un rahatça ürettiği sayılarla niye maçı üstün götürdüklerini gösterdiler. İkili sıkıştırmalar bu çeyrekte biraz daha azaldı ve Kobe Matthews’a ve Miles’a karşı post-up imkanı buldu bol bol. Bacaklarını daha iyi hissettiğinden bahsetmiştik, şut atarkenki yükselişi de bunu destekliyor. Ancak nedense arkasında Matthews gibi bir çaylak varken o çok geliştirdiği ayak oyunlarını fazla görmedik Kobe’den. Bunun yerine birkaç zor şut ve aldığı faullerle skor üretimini sağladı yıldız oyuncu. Utah’ın yıldız Williams ise karşısındaki Fisher’a karşı olması gerektiği gibi hızıyla üstünlük kurdu ama bir önceki maçta olduğu gibi iki uzunun arasında sıkışıp kalınca pas vermek zorunda kaldı. Boş oyuncuyu da başarıyla bulduğunu söylemeliyim ama bu şutlar çoğunlukla basketle sonuçlanamadı. Ben 3. çeyrekte içeriden rahatça bitirdiği tek pozisyon hatırlıyorum, o pozisyonda da Fisher daha basket olmadan kollarını açmış “nerede yardımım” diyordu bile. Yani yine özetle Lakers uzunları diyorum bininci defa da olsa.
77-87 Lakers üstünlüğüyle biten 3. çeyreğin ardından Korver’ın 4, bir önceki periyot sadece bir şut kullanan Millsap’in 2 sayısıyla Utah 6-0’lık seri yakaladı ve durumu 83-89’a getirdi. Lakers bunun ardından kısa bir bölümde yine kolay basketler bularak 11’e getirdi farkı ama Utah yine geri gelmesini bildi ve bu sefer farkı 4’e indirdi. Ve ilginçtir, serinin birinci maçında olduğu gibi 4. çeyrekte fark azalırken Deron Williams yine sahada yoktu. Erken konuşmamak lazım ama Denver aklıyla oynuyor diye ne kadar övdüysek bu seride de liderliğini sahaya yansıtamadığı için o kadar eleştirmek gerek. Fark bu civarlarda devam etti, ne Lakers açabildi ne Utah rakibinin yakasını bıraktı. Ama baştan beri bahsettiğim şey yine kendisini gösterdi; Lakers bir pozisyonda üst üste 3 hücum ribaundu alarak (hiç biri şansa değildi) içeride Utah’tan ne kadar üstün olduğunu bir kez daha gösterdi. Matthews’ün üçlüğüyle fark tekrar 6’ya indi ama kalan süreyi çok iyi eriten Lakers, Odom’ın topu oyuna sokarken diğer köşede unutulan Artest’e verdiği pas ile kolay 2 sayı daha bulunca maçı 103-111 kazandı ve deplasmana giderken seriyi 2-0’a getirdi.
Oyunculardan bahsederken yine Lakers uzunlarıyla başlayacağım tabii ki.
Gasol 7-11, 22 sayı 5’i hücumda 15 ribaund 2 blok. 6 da top kaybı var ama.
Bynum 7-9, 17 sayı 14 ribaund ki 13’ü ilk yarıda geldi, 4 blok.
Odom 4-4, 11 sayı 15 ribaund 4 asist 3 blok.
Bu üçlüyü topladığımızda 50 sayı 44 ribaund ediyor ki Utah’ın takım olarak aldığı ribaund sayısı 40.
Kobe de 22’de 10’la 30 sayı (10/11 çizgiden), 7’si ilk yarıda gelen 8 asist ve 7 top kaybıyla müthiş ötesi bir maç geçirmese de sezon sonu ve OKC serisinde gördüğümüz acizliğinden oldukça uzak. Artest 17’de 7 saha içi, 16 sayı 5 hücum ribaundu; diğer playoff maçlarına göre baya iyi. Ama 7’de 1 üçlüğü var hala, çoğu da boş atışlardı. Bunları oturup çalışması lazım doğru düzgün.
Utah’ta ise devre arasında Inside the Nba’de verilen şöyle bir istatistik var; Utah takımı turnikelerden 24 sayı, smaçlardan 10 sayı yemiş. İkinci yarıda daha da acınası olmuştur ama durumu anlatıyor sanırım. İkinci çeyrekte çok iyi oynayan Millsap’i skor üretmek için oyunda tuttular ama sonra unutup gittiler. Fesenko ve Koufos desen pota yakınlarına koyacağınız direkten farksızlar, sadece 3 saniye ihlaline düşmüyorlar. Ayrıca Fesenko 7’de 1 attı ki çoğu boyuna posuna göre kolaylıkla bitirebileceği atışlardı. Ona da selam buradan. Williams 16’da 4 sadece, 15 sayı 9 asist. Sahadaki hali istatistiklerinden de beter, hiç NBA’in en iyi oyun kurucusu gibi durmuyor yani. Utah’ta zincirleri eline alması şart. Boozer Mehmet’in yokluğunda iki uzunla boğuşurken çok yoruluyor; 21’de 9’la 20 sayı 12 ribaund 4 asist ama 6’da blok yedi. Savunmadaki halini bilmeyen yok zaten. Kısacası 10/17 ile 26 sayı 11 ribaundla oynayan Millsap ve 5/11 toplam, 4/6 üçlükle oynayan Matthews’den başka doğru düzgün katkı yapan olmadı. Haliyle yenilgi de sürpriz olmadı.
Sonuç olarak, bariz Lakers üstünlüğü bu maçta da devam etti. Ben Utah’ın evinde iki maç alacağını düşünüyordum ama şüphelenmeye başladım. Utah’ta seyircinin desteğiyle coşacağı durumlara iki maçta da geldiler ama maça tutunmalarını sağlayan tek şey çabaları.
7 Oca
Merhaba sevgili basketbolseverler… Harika maçlara sahne olan uzun NBA maratonu biz NBA takipçileri için bulunmaz bir nimet. Üzerine kafa yorulacak, tartışılacak ve yazılacak o kadar çok şey var ki.. Ben de sizlere bu sene performanslarını arttıran birkaç oyuncudan bahsedeceğim….
Zach Randolph
Bu yıl beni en çok şaşırtan çıkışı Zach yaptığı için 1 numaram. Demek ki Zach’in dilinden bizler anlamıyormuşuz. Yeteneğinden kimsenin şüphe etmediği ve 2003-2004 te MIP olan bu adamı sırf mentalitesi yüzünden bu seneye kadar takımında görmek isteyecek çok az kişi vardır. Ama o kendi gibi sorumsuzların içine düşünce (Memphis’e) 2 eksi bir artı hesabı takıma çok faydalı oldu ve bizleri şaşırttı. Memphis’in şuan ki istatistiksel lideri durumunda. Maç başına 19.6 sayı 11 ribaunt gerçekten göz kamaştırıcı. NBA’de 20-10 civarı oynayan 3-4 oyuncudan biri.. Özellikle Marc Gasol’la olan uyumu harika. Savunmada, Gasol onun da görevine ortak olup Zach’in kendini hücumu vermesini sağlıyor. O da bizlere NBA’in en iyi pota altı bitiricilerinden olduğunu gösteriyor.. Boyalı alan oyunlarıyla ve 3 lük çizgisini dahi aşabilen şutlarıyla muazzam bir hücumcu. Savunmada hala zaafları olsa da takımı ateşlediği bir gerçek. Özellikle son dönemde Memphis’in yakaladığı çıkışın baş mimarı. Bazen kendini kaybedip sayı-ribaunt istatistiğinde 25-15’i geçip yeteneğinin sınırlarını bizlere gösteriyor. Umarım bundan sonra da Zach bu performansını sürdürür ve Memphis’i izlememiz için bir sebep olur.
Brook Lopez
Çöküşteki New Jersey’in Harris’le birlikte geleceği. Geçen yıl draft edildiğinde kimse ondan böylesine bir performans beklemiyordu. İyi bir takım oyuncusu olacağı kesindi fakat o gözünü yıldızlığa dikmişti. 19.1 sayı 9.7 ribaunt ve 2 top çalma istatistiği sanırım çok şey anlatıyor. Oyun bilgisi bu yaşta bu kadar iyi olan uzun bir Duncan’ı hatırlıyorum. Pota altında uzun kollarıyla her topu çembere bırakabiliyor. Girmeyen şutları takip edip tiplemesi de ayrı bir avantajı. Çok geniş bir oyuncu olmadığı için rakip uzunlar pota altına rahat girse de burada blok sezgisini konuşturuyor. Ayrıca durması gerektiği yeri iyi bildiğinden bu fiziki açığını kapatıyor. Her ne kadar süper star seviyesine çıkamayacak olsa da NBA’in hatırı sayılır uzunlarından olacağı kesin..
Carl Landry
NBA’de 3. yılını geçiren Landry de Zach ve Brook Lopez gibi patlama yapan uzunlardan. Kendisini yılın en çok gelişme kaydeden oyuncusu (MIP) adayı olarak görüyorum. Yao ve T-Mac’in sakatlık kurbanı olduğu bu sene kimse onlardan böyle bir performans beklemiyordu. Bunun en büyük sebebi şüphesiz takımın %100, Landry’nin %200 performansla oynamasıdır. Önceki 2 senesinde güzel smaçları haricinde pek dikkat çekmeyen Landry belki de bir daha yaşayamayacağı bir altın sezon geçiriyor. 26 dk. Süre içinde 16.6 sayı ve 5.6 ribaunt ortalamaları; tam anlamıyla muazzam bir performans. Bençten gelip takımı adeta sürüklüyor. Atletik, güçlü, cesur bir oyuncu ve smaç vurmaya bayılıyor:) Gereksiz şutlarından kaynaklanan açığı smaçlarıyla kapatıp %50 saha içi isabetini yakalamış durumda. Scola, Hayes gibi takım arkadaşlarına uyarak o da boyunun çok üstünde değerlendirilmesi gereken bir oyuncu olduğunu gösterdi. Bu dinamik adam da yıldız ışığı göremesem de konsantrasyonunu biraz daha savunmaya vererek daha iyi yerlere gelebileceğini düşünüyorum .
Tyreke Evans
Sene başında Jennings fırtınasında pek görünmeyen Evans’ın kaderi K.Martin’in sakatlanmasıyla değişti. Herkes Sacramento’dan umudu kesmişken bu genç adam Sacramento’ya güneş gibi doğdu. Öncelikle çaylaklar içerisinde pozisyonuna göre fiziği NBA’e en uygun oyuncu. Bunu harika kullanıyor. Çaylak yılında böylesine potaya penetre edebilen özel guardlar kolay bulunmuyor. Oyun stili ve güçlü fiziğiyle D.Rose tarzı bir oyuncu. Korkmadan şut atabilmesi de çok önemli bir özelliği.. Şu an yılın çaylağı ödülünün 1 numaralı adayı. Jennings’i geçmesinin 2 büyük nedeni var.1.’si Evans takım oyununu ön planda tutan bir oyuncu.. Jennings ise O.J. Mayo gibi kendine oynayan bir oyuncu. 2. neden ise Redd’in dönüşüyle Jennings’in daha az top kullanması.. K.Martin’in dönmesiyle Evans’ın 20 sayı, 5 ribaunt, 5 asist civarı olan ortalaması düşecek olsa da Jennings’in durumuna düşmeyeceğine eminim..
Ersan İlyasova
İlk Milwaukee deneyiminde istediğini veremeyen Ersan, Barcelona’da kendini tekrar ispatlayıp, 2. kez Milwaukee’nin yolunu tuttu. Bu kez işler daha farklıydı. Ersan özgüven sorununu aşmıştı ve Skiles’ın gözüne girmeyi başarmıştı. Ersan’ın lehine olan bir diğer gelişme de Redd’in sakatlanması oldu. Böylece Takım Ersan ve Jennings merkezli oynamaya başladı. Tabi Ersan’ımız da aldığı her dakikanın kullandığı her topun hakkını fazlasıyla verdi. Kendinden 1 gömlek üstün 4 numaralarla adeta meydan savaşı yaptı. Enerjisini oyunun 2 yönüne de vererek günümüz ideal NBA oyuncusu kıvamına geldi. Hücum repertuarında her şeyden azar azar var. Şut atıyor, turnike bırakıyor, boyalı alanda fena değil. İşin savunma yanında ise Avrupalı olmanın avantajını görüyor..O kene gibi rakibe yapışma esaslı savunma anlayışının temsilcilerinden biri de Ersan.. Her zaman söylerim. Yararlılık bakımından Milwaukee’nin en faydalı oyuncusu durumunda (25 dk., 11.7 sayı,7.1 ribaunt) Son birkaç maçta kötü oynamasına rağmen bu ortalamayı tutturmuş durumda (Zaten bu yazıyı 1 ay önce yazsaydım kimse niye Ersan bu listeye girmiş diye düşünmezdi). Hedo ve Memo’dan bekleneni alamadığımız bu sezon yüzümüzü güldüren Ersan’a teşekkürlerimi sunuyorum..
Yükselenler listesine Kaman, Noah, J.Thompson, Crawford ve K.Love gibi daha birçok isim eklenebilir. İtirazım yok. Fakat ben bu isimleri seçerken performanslarını tüm seneye yaymalarını ve beklentileri ne kadar karşılayabildiklerini göz önüne alarak yazdım. Son olarak ribaund canavarı olan G.Wallace, rahatlıkla süper star diyebileceğimiz Durant ve Hedo’nun takım arkadaşı Bosh’u unutmadığımı ve bu isimler kendilerinden beklenen gelişimi gösterdiği için yazımda yer vermediğimi belirtmek isterim. Umarım Ersan’ın yanında diğer temsilcilerimiz Hido ve Memo da bu listenin müdavimleri arasına isimlerini yazdırırlar ve bizi gururlandırmaya devam ederler.
M.Akif KARABULUT makifkarabulut@3sayi.com
Son Yorumlar